Tahliye Davası Sürerken Kiracı Çıkarsa Ne Olur?

Kira ilişkisi bozulduğunda, tarafların en çok merak ettiği sorulardan biri “Tahliye davası sürerken kiracı çıkarsa ne olur?” sorusudur. Tahliye davası açıldıktan sonra kiracının kendi iradesiyle taşınmazı boşaltması, hem davanın kaderini hem de kira sözleşmesinden doğan hak ve borçların durumunu etkiler. Uygulamada çoğu kişi, kiracı çıktıysa davanın kendiliğinden bittiğini, kira borçlarının da ortadan kalktığını düşünür. Oysa süreç, “davanın konusuz kalması”, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve erken tahliyenin sonuçları bakımından dikkatle yönetilmesi gereken teknik bir hukuk alanıdır. Bu makalede, tahliye davası devam ederken kiracının taşınmazı boşaltması halinde ortaya çıkan hukuki sonuçları, Yargıtay uygulamasını ve uygulamada sık yapılan hataları adım adım ele alacağız. Böylece hem kiracının hem de kiraya verenin, bu kritik süreçte hangi adımları atması gerektiği netleşecektir.

Tahliye Davası Nedir? Hukuki Çerçeve

Tahliye davası, kural olarak kiraya verenin, kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının taşınmazı boşaltmasını talep ettiği davadır. Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) düzenlenen kira hükümleri, tahliye davasının dayanağını oluşturur. Kira bedelinin ödenmemesi, tahliye taahhütnamesi, ihtiyaç, yeniden inşa ve imar gibi sebepler, tahliye talebinin en sık dayandırıldığı hukuki nedenlerdir. Tahliye davası açıldığında mahkeme, kira sözleşmesinin geçerliliğini, tahliye sebebinin kanuna uygunluğunu, süre ve usul şartlarının yerine getirilip getirilmediğini denetler. Özellikle ihtar süreleri, bildirim şekli, tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları ve kira bedelinin ödenip ödenmediği, tahliye kararı verilirken belirleyici noktalardır.

Uygulamada tahliye davaları çoğu zaman alacak davaları ve icra takipleri ile iç içe yürür. Kiraya veren, hem kiracının taşınmazdan çıkarılmasını hem de ödenmeyen kira bedellerini tahsil etmek isteyebilir. Bu nedenle tahliye davası, sadece “evden çıkarma” davası değildir; kira ilişkisinin bütünüyle masaya yatırıldığı bir süreçtir. Yargılama devam ederken kiracının çıkması da tam bu noktada önem kazanır. Çünkü mahkeme, tahliye talebi bakımından artık karar vermeye gerek olup olmadığını, geçmiş kira alacakları ve masraflar bakımından ise uyuşmazlığın sürüp sürmediğini ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır. Bu ayrımı bilmek, “Tahliye davası sürerken kiracı çıkarsa ne olur?” sorusunun doğru yanıtlanması için temel öneme sahiptir.

Kiracının Tahliye Davası Sırasında Çıkmasının Sonuçları

Tahliye davası devam ederken kiracının taşınmazı boşaltması halinde ilk bakılması gereken nokta, kiracının gerçekten ve kesin olarak tahliye edip etmediğidir. Uygulamada “evi boşalttım” denilse de anahtar teslim edilmemiş, taşınmaz fiilen halen kullanılıyor ya da kiraya verenin bilgisi dışında üçüncü bir kişi içeride olabiliyor. Bu nedenle tahliye, mümkünse teslim tutanağı, anahtar teslimi, fotoğraf ve benzeri delillerle ispatlanmalıdır. Kiracının taşınmazı gerçekten boşaltıp anahtarları kiraya verene teslim ettiği an, mahkeme açısından tahliye talebi yönünden artık çözülecek bir konu kalmadığı kabul edilir. Bu durumda dava, “konusuz kalma” sebebiyle tahliye bakımından karar verilmesine yer olmadığına kararı ile sonuçlandırılır.

Ancak bu durum, kira sözleşmesinden doğan tüm uyuşmazlıkların bittiği anlamına gelmez. Kiracının geçmiş dönem kira borçları, yan giderler (aidat, ortak gider vb.), taşınmaza verilen zararlar ve depozito iadesi gibi kalemler, tahliye gerçekleşse bile gündemde kalabilir. Mahkeme, dilekçelerde ayrıca talep edilmişse, tahliye konusuz kalsa bile bu parasal talepler hakkında yargılamaya devam edebilir veya tarafları alacak davası açmaya yönlendirebilir. Yargıtay uygulamasında önemli olan, tahliyeden sonra dahi kiraya verenin “dava açmaya haklı sebebi” bulunup bulunmadığı ve davaya kimin sebebiyet verdiğidir. Kiracı kira borcunu ödemeyerek davayı zorunlu hale getirmişse, tahliye sonradan gerçekleşmiş olsa bile yargılama giderleri ve vekalet ücreti çoğu zaman kiracı üzerinde bırakılmaktadır.

  • Sonuç 1: Tahliye gerçekleşirse dava tahliye yönünden konusuz kalır.
  • Sonuç 2: Kira, zarar ve depozito gibi parasal talepler devam edebilir.
  • Sonuç 3: Yargılama gideri ve vekalet ücreti, davaya sebebiyet verene yükletilir.

Tahliye Davası Devam Ederken Kiracının Evi Boşaltması Halinde Ne Olur?

Kaynak metinlerde de açıkça vurgulandığı üzere, “Tahliye davası devam ederken kiracının evi boşaltması halinde ne olur?” sorusunun yanıtı, teknik olarak davanın konusuz kalması kurumuna dayanır. Davanın dayanağı, kiracının taşınmazı boşaltmıyor olmasıdır. Kiracı, dava devam ederken taşınmazı boşaltır ve anahtarı kiraya verene teslim ederse, mahkeme artık “kiracı tahliye edilsin mi?” sorusuna yanıt vermeye ihtiyaç duymaz. Bu durumda hakim, tahliye yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmeder. Bu karar, esasen “tahliye talebi hakkında artık hüküm kurmaya gerek yok, çünkü fiili tahliye gerçekleşti” anlamına gelir.

Buna rağmen uygulamada bazı mahkemelerin, sanki kiracı hâlâ içerideymiş gibi tahliye kararı kurduğu, Yargıtay’ın ise bu tür kararları bozduğu görülmektedir. Yargıtay, kiracının dava sırasında tahliye ettiğinin ispatlanması halinde, artık tahliye istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmasını değil, “konusuz kalma” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesini beklemektedir. Önemli bir diğer nokta, davanın hangi aşamada konusuz kaldığıdır. Ön inceleme yapıldıktan sonra konusuz kalırsa genellikle tam vekalet ücreti ve yargılama gideri, ön incelemeden önce konusuz kalırsa çoğu dosyada yarım vekalet ücreti gündeme gelir. Bu ayrıntı, özellikle avukatla çalışan taraflar açısından maddi sonuç doğurduğu için önemlidir.

Son olarak, kiraya verenin kiracının tahliye ettiğini mahkemeye bildirmemesi, dosyanın gereksiz yere sürmesine ve ileride aleyhine olabilecek gider kararlarına yol açabilir. Bu nedenle tahliye gerçekleşir gerçekleşmez, tarafların mutlaka mahkemeye dilekçe vererek durumu bildirmeleri ve tahliyenin tarihini açıkça belirtmeleri gerekir.

Erken Tahliye Halinde Kiracının Sorumluluğu ve Kira Sözleşmesinin Akıbeti

Kiracının tahliye davası sürerken taşınmazı boşaltması, kira sözleşmesinin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi, kiracının kira süresi dolmadan taşınmazı erken tahliye etmesi halinde sorumluluğunun sınırlarını düzenler. Buna göre kiracı, “uygun bir sürede yeniden kiraya verilebilecek süreye kadar” kira bedelinden sorumludur. Uygulamada bu süre, taşınmazın türüne, konumuna ve emsal kiralama sürelerine göre değişmekle birlikte, kiraya verenin yeni kiracı bulmak için makul bir çaba göstermesi de beklenir. Kiraya veren hiç ilan vermeden ya da piyasaya sunmadan yıllarca eski kiracıdan kira talep edemez.

Tahliye davası sürerken kiracının çıkması halinde, kiracı mümkünse yazılı bir fesih bildirimi yapmalı, anahtar teslim tutanağı düzenlemeli ve taşınmazı hangi tarihte boşalttığını açıkça belirtmelidir. Bu adımlar, ileride “hangi tarihe kadar kira istenebilir?” tartışmalarında kiracının elini güçlendirir. Kiraya veren ise taşınmazı teslim alırken tutanak düzenleyip, varsa zararları ve eksikleri kayıt altına almalı, yeni kiracı arayışına girdiğini ve bu süreci nasıl yürüttüğünü ileride ispatlayabilecek şekilde belgelendirmelidir. Aksi halde, kiradan sorumluluk süresi konusunda uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.

Özetle, tahliye davası devam ederken kiracının çıkması, tahliye talebi bakımından davayı konusuz bıraksa da, kiracının erken tahliye sorumluluğu TBK 325 çerçevesinde devam edebilir. Bu noktada hem kiracı hem de kiraya veren, sözleşmedeki fesih hükümlerini, ihbar sürelerini ve cezai şart kayıtlarını dikkatle incelemelidir.

Tahliye Edilen Taşınmazın Tesliminin ve Zararların İspatı

Kiracının taşınmazı boşaltmasıyla birlikte en önemli tartışmalardan biri, “tahliye ve teslimin nasıl ispatlanacağı” sorusudur. Uygulamada kiraya veren ile kiracı arasında “anahtarı verdim – almadı”, “evi teslim ettim – etmedi” şeklinde çok sayıda uyuşmazlık yaşanmaktadır. Genel ilkeye göre, tahliye ettiğini iddia eden kiracı, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu ispat, yazılı teslim tutanağı, anahtar teslimine ilişkin imzalı belge, tarafların birlikte imzaladığı protokol veya icra dosyasında yapılan tahliye tutanağı gibi belgelerle yapılabilir. Sadece mesajlaşma ekran görüntüleri, tanık beyanları gibi deliller, tek başına her zaman yeterli görülmeyebilir.

Diğer yandan, Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca kiraya veren, taşınmazı teslim aldıktan sonra olağan incelemeyle fark edilebilecek zararları uygun süre içinde kiracıya bildirmezse, kiracının bu zararlardan sorumluluğu büyük ölçüde ortadan kalkar. Örneğin duvarların boyalı olmaması, kırık cam, zarar görmüş kapı gibi gözle görülür eksikler, teslim anında tutanakla kayıt altına alınmalı ve kiracıya derhal yazılı olarak bildirilmelidir. Buna karşılık, tesisat içindeki gizli arızalar gibi olağan incelemeyle fark edilemeyecek ayıplar, sonradan tespit edildiğinde de kiracının sorumluluğu doğabilir; ancak yine yazılı bildirim şartı önemini korur.

Depozito iadesi de bu tabloda önemli bir yer tutar. Kiraya verenin, taşınmazda zarar olmadığı halde depozitoyu iade etmemesi veya yüksek, somut olmayan zarar iddialarıyla depozitoyu mahsup etmeye çalışması, kiracı açısından ayrı bir uyuşmazlık başlığıdır. Bu yüzden tahliye anında ayrıntılı, imzalı bir teslim ve tespit tutanağı düzenlenmesi, depozito ve zarar tartışmalarını büyük ölçüde azaltır.

Kiracı Çıktığında Tahliye Davası Sürecinin Devamı ve Yargılama Giderleri

Kiracının tahliye davası devam ederken çıkması, davanın her yönüyle bittiği anlamına gelmez. Mahkeme, öncelikle tahliye talebinin konusuz kalıp kalmadığını tespit eder ve genellikle tahliye istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak yargılama giderleri, vekalet ücreti ve varsa talep edilmiş kira alacağı gibi kalemler hakkında ayrıca hüküm kurulması gerekir. Burada “kime ne kadar vekalet ücreti ve gider yükletileceği” noktasında iki temel kriter öne çıkar: davaya kimin sebebiyet verdiği ve davanın hangi aşamada konusuz kaldığı.

Genel hatlarıyla tablo şu şekilde özetlenebilir:

DurumTahliye TalebiYargılama Gideri / Vekalet Ücreti
Kiracı dava açıldıktan sonra evi boşaltıyor, tahliye talebi konusuz kalıyorKarar verilmesine yer olmadığınaKiraya veren, davaya haklı olarak başvurmuşsa giderler çoğunlukla kiracıya yüklenir
Dava ön inceleme öncesi konusuz kalıyorKarar verilmesine yer olmadığınaÇoğu uygulamada yarım vekalet ücreti, masraflar davaya sebebiyet verene
Dava ön inceleme sonrası konusuz kalıyorKarar verilmesine yer olmadığınaTam vekalet ücreti, masraflar davaya sebebiyet verene

Yargıtay, kiracının kira borcunu ödememesi, tahliye taahhüdüne uymaması veya ağır sözleşme ihlali sebebiyle kiraya vereni dava açmaya zorladığı durumlarda, kiracı dava sırasında evi boşaltmış olsa dahi “davaya sebebiyet veren taraf kiracıdır” yaklaşımıyla gider ve vekalet ücretini kiracıya yükleyen kararları onamaktadır. Buna karşılık, kiraya verenin usule aykırı ihtar çekmesi, sürelere uymaması veya haksız tahliye talebinde bulunması gibi hallerde, dava konusuz kalsa bile giderler kiraya verene yüklenebilmektedir. Tarafların bu dengeyi gözeterek, sürecin erken safhalarında anlaşma yolunu değerlendirmeleri, hem zaman hem de maliyet açısından önem taşır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Pratik Öneriler

Tahliye davası sürerken kiracının taşınmazı boşaltması, hukuki ve fiili anlamda hassas bir süreçtir. Uygulamada hem kiracının hem kiraya verenin yaptığı hatalar, gereksiz dava ve masraf yüküne sebep olmaktadır. En sık görülen hata, kiracının anahtarı teslim etmeden veya yazılı tutanak olmadan “evi boşalttım” demesidir. Bu durumda kiraya veren, taşınmazın halen kiracının sorumluluğunda olduğunu ileri sürebilmekte; kira borcu, aidat ve olası zararlar uzun süre tartışma konusu olabilmektedir. Bir diğer hata, kiraya verenin taşınmazı teslim alırken zararları derli toplu tespit etmemesi ve TBK’daki bildirim yükümlülüğünü göz ardı etmesidir.

Aşağıdaki hususlar, pratikte büyük önem taşır:

  • Kiracı tahliye ederken mutlaka anahtar teslim tutanağı düzenlenmeli, mümkünse tarih ve saat belirtilmelidir.
  • Kiraya veren, teslim sırasında taşınmazı dolaşıp tutanakla zararları tek tek kaydetmeli, fotoğraf veya video ile desteklemelidir.
  • Tahliye gerçekleştikten hemen sonra, taraflardan biri mutlaka mahkemeye dilekçe ile durumu bildirmeli ve davanın konusuz kaldığını not düşmelidir.
  • Kiracı, tahliye öncesi ve sonrasında kira borçlarını, aidat ve ortak giderleri netleştirmeli; mümkünse ödemeleri banka kanalıyla belgelemelidir.
  • Taraflar, erken tahliye sebebiyle ortaya çıkabilecek kira sorumluluğunu, sulh protokolü ile yazılı şekilde sonlandırmayı değerlendirmelidir.

Son olarak, hem kiracı hem de kiraya veren, bu aşamada bir avukattan profesyonel destek almadan hareket ettiğinde, küçük görünen bir usul hatası bile ciddi maddi sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle yargılama gideri ve vekalet ücretinin kime yükletileceği, tahliye tarihinin nasıl tespit edildiği ve zararın neye göre hesaplandığı konuları, tecrübe gerektiren hassas noktalardır.

İlginizi Çekebilir; Mersin Kira Avukatı

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye davası sürerken kiracı anahtarı teslim edip çıkarsa dava tamamen biter mi?

Kiracının anahtarı teslim edip taşınmazı fiilen boşaltması, tahliye talebi bakımından davayı konusuz bırakır ve mahkeme genellikle tahliye yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak bu durum, kira sözleşmesinden doğan tüm hak ve alacakların sona erdiği anlamına gelmez. Geçmiş kira borçları, yan giderler, taşınmaza verilen zararlar ve depozito iadesi gibi konular, dilekçelerde talep edilmişse aynı dosyada veya ayrıca açılacak bir alacak davasında çözülebilir. Dolayısıyla “kiracı çıktı, dava tamamen bitti” düşüncesi her zaman doğru değildir.

Kiracı çıktıktan sonra tahliye davasında yargılama gideri ve vekalet ücretini kim öder?

Yargılama giderleri ve vekalet ücreti belirlenirken mahkeme, “davaya kimin sebebiyet verdiğini” esas alır. Kiracı kira borcunu ödememiş, tahliye taahhüdüne uymamış veya başka bir ağır ihlalle kiraya vereni dava açmaya zorlamışsa; kiracı dava sırasında evi boşaltmış olsa bile gider ve vekalet ücreti çoğu zaman kiracıya yüklenir. Buna karşılık, kiraya veren haksız veya usule aykırı şekilde dava açmışsa, dava konusuz kalsa bile giderlerin kiraya verene yüklenmesi mümkündür. Ayrıca davanın ön inceleme öncesi veya sonrası konusuz kalması, vekalet ücretinin tam mı yarım mı uygulanacağını da etkileyebilir.

Tahliye davası sırasında kiracı çıkarsa kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer mi?

Hayır. Kiracının taşınmazı boşaltması, kira sözleşmesinin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. TBK m.325 uyarınca kiracı, sözleşme süresi dolmadan tahliye ederse, taşınmazın uygun bir süre içinde yeniden kiraya verilebileceği döneme kadar kira bedelinden sorumlu olabilir. Bu nedenle kiracı, tahliye tarihini ve fesih iradesini yazılı olarak bildirmeli, anahtar teslimini ispatlayacak belgeler düzenlemelidir. Kiraya veren ise makul süre içinde yeni kiracı bulmak için çaba göstermeli, aksi halde eski kiracıdan sınırsız süre kira talep etme imkanı bulunmamaktadır.

Tahliye davası sürerken kiracı çıktıktan sonra kiraya veren hemen yeni kiracı alabilir mi?

Kiracının anahtarı teslim edip taşınmazı fiilen boşaltmasından sonra kiraya veren, kural olarak taşınmaz üzerinde yeniden tasarruf edebilir ve yeni kiracı ile kira sözleşmesi yapabilir. Hatta TBK m.325 gereğince, eski kiracının erken tahliye sorumluluğunun sınırını belirleyen hususlardan biri de kiraya verenin makul sürede yeni kiracı bulmak için ne kadar çaba gösterdiğidir. Ancak yeni sözleşme yapılırken, eski kira ilişkisine dair alacak ve zararların netleştirilmesi ve mümkünse yazılı bir protokolle sonlandırılması önemlidir. Aksi halde eski kiracı ile yeni kiracı arasında kullanım tarihleri, depozito ve zarar tespiti konusunda yeni uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.

“Tahliye Davası Sürerken Kiracı Çıkarsa Ne Olur?” üzerine 2 yorum

  1. Merhabalar. Ben 2020 yılında istanbulda kiralık eve taşındım 2024 şubat ayında ev sahibim evi başkasına saati. satılan kişide ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtı ve 7. ayda mahkememiz var. Ben evi davadan önce bosaltacagim yine de mahkeme devam eder mi ve ben vekalet ücreti mahkeme ücreti vs odermiyim ?

    Yanıtla
    • işbu mesleki makale/dilekçe, iş ve gelir elde etme amacı güdülmeksizin meslektaşlarımıza yardımcı olmak hazırlanmış ve yayımlanmıştır.

      Yanıtla

Yorum yapın

Hemen Ara