Mahkeme yolu ile WhatsApp kayıtları çıkar mı? sorusu, son yıllarda hem ceza hem de özel hukuk uyuşmazlıklarında en çok merak edilen konulardan biridir. Taraflar çoğu zaman mahkemenin doğrudan WhatsApp şirketine yazı yazarak mesaj dökümlerini, sesli veya görüntülü arama kayıtlarını getirebileceğini düşünmektedir. Oysa mevcut teknik ve hukuki çerçeve, bu beklentiyi tam olarak karşılamamaktadır. Bu yazıda, WhatsApp konuşmalarının delil niteliği, mahkemenin bu kayıtlara hangi yoldan ulaşabileceği, hangi şartlarda dikkate alındığı ve Yargıtay’ın temel yaklaşımı ayrıntılı şekilde ele alınacaktır. Whatsapp kayıtlarının mahkeme tarafından elde edilebilmesi, hem hukuk profesyonelleri hem de bireyler tarafından merak edilen bir konu olmuştur. Ayrıca, uygulamada sık yapılan hatalara değinilerek, özellikle boşanma ve ceza davalarında WhatsApp yazışmalarının nasıl kullanılabileceği hakkında pratik bilgiler verilecektir. Amaç, okuyucunun hem delil hukuku kurallarını hem de dijital iletişimin sınırlarını görüp, yanlış beklentilerle hak kaybına uğramamasını sağlamaktır.
WhatsApp Konuşmaları Delil Sayılır Mı?
Öncelikle delil, taraflar arasında çekişmeli olan bir vakıanın (olayın) mahkeme önünde ispatlanmasını sağlayan araçtır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda hangi delillerin kullanılabileceği ve hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağı düzenlenmiştir. Bu çerçevede soru şudur: Taraflar arasında geçen WhatsApp konuşmaları, bir davada delil olarak değerlendirilebilir mi? Yargıtay’ın son yıllardaki kararlarında, teknik inceleme ve diğer koşullar sağlandığı sürece WhatsApp yazışmalarının delil olarak dikkate alınabileceği kabul edilmektedir.
Ancak burada önemli olan, bu konuşmaların hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve gerçekten ilgili kişilere ait olduğunun ortaya konulmasıdır. Örneğin kişinin kendi telefonundaki sohbetleri ekran görüntüsü alarak mahkemeye sunması ile başkasının telefonuna gizlice girerek aldığı görüntüleri sunması arasında ciddi fark vardır. Birincisi kural olarak hukuka uygundur; ikincisi çoğu durumda özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği için hukuka aykırı delil sayılır. Türk hukukunda “zehirli ağacın meyvesi” ilkesi gereği, hukuka aykırı elde edilen deliller kural olarak dikkate alınmaz.
Ayrıca mahkeme, dosyaya sunulan WhatsApp kayıtlarının gerçekten taraflara ait olup olmadığı konusunda tereddüde düşerse, bilişim uzmanı bilirkişi aracılığıyla teknik inceleme yaptırabilir. Bu incelemede, mesajların hangi numaradan, hangi tarihte gönderildiği, içerikte sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığı araştırılır. Dolayısıyla, WhatsApp konuşmaları prensip olarak delil sayılabilir; fakat her dosyada otomatik ve sınırsız bir delil kabulü söz konusu değildir. Mahkeme, her somut olayda bu verilerin güvenilirliğini ve hukuka uygun elde edilip edilmediğini ayrı ayrı değerlendirmektedir.
WhatsApp Mesajları Delil Sayılır Mı?
WhatsApp mesajları, yazılı içerik barındıran elektronik veriler olduğu için, ispat hukuku bakımından özel bir tartışma alanıdır. Kanunda doğrudan “WhatsApp mesajı” ifadesi geçmese de, elektronik ortamdaki yazışmaların delil niteliği HMK’daki genel hükümlerden hareketle belirlenir. Yargıtay uygulamasında WhatsApp yazışmaları, klasik anlamda bir “senet” gibi kesin delil kabul edilmez; buna karşılık, mahkeme hakimine olay hakkında kanaat vermeye elverişli takdiri delil olarak değerlendirilir.
Takdiri delil (hakimin serbestçe değerlendirdiği delil), hakimi bağlamayan ancak karar verirken dikkate aldığı delil türüdür. Tanık beyanı, bilirkişi raporu, fotoğraf, video veya elektronik yazışmalar bu gruba girer. Hakim, bu tür delilleri neden benimsediğini veya neden dikkate almadığını gerekçesinde açıklamak zorundadır. Bu bakımdan WhatsApp mesajları, çoğu dosyada tek başına davayı kazandıran veya kaybettiren “kesin ispat” aracı değil; hakimin diğer delillerle birlikte değerlendirdiği yardımcı bir araçtır.
Örneğin bir alacak davasında, borç ilişkisinin varlığı sadece WhatsApp yazışmasına dayanıyorsa, mahkeme ek delil arayacaktır. Mesajların yanında banka dekontu, teslim tutanağı, e-posta yazışması veya tanık beyanı gibi başka deliller de sunulursa, WhatsApp kayıtları bu delilleri destekleyen önemli bir parça hâline gelir. Benzer şekilde boşanma davalarında, taraflardan birinin kusurlu davranışını gösteren mesajlar, tanık anlatımları ile birlikte değerlendirilerek kusur dağılımına etki edebilir. Sonuç olarak, WhatsApp mesajları delil sayılabilir; ancak hukuki ağırlığı somut olaya, dosyadaki diğer delillere ve mahkemenin takdirine göre değişir.
WhatsApp Mesajlarının Delil Niteliği Nedir?
WhatsApp yazışmalarının hukuki statüsü tartışılırken, HMK’da yer alan belge ve delil başlangıcı kavramları önem kazanır. Kanuna göre, elektronik ortamdaki veriler de belirli şartlarla “belge” sayılabilir ve mahkeme önünde ispat aracı olarak kullanılabilir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı, WhatsApp yazışmalarını takdiri delillerden biri olan belge kapsamında değerlendirmek yönündedir; ancak çoğu durumda bunları “delil başlangıcı” seviyesinde görmekte ve tek başına kesin ispat aracı olarak kabul etmemektedir.
Belge Nedir?
HMK m.199’a göre belge; uyuşmazlık konusu vakıayı ispata elverişli yazılı veya basılı metinler, çizim, plan, fotoğraf, görüntü veya ses kaydı ile elektronik ortamdaki veriler gibi bilgi taşıyıcılarıdır. Buradaki kritik nokta, belgenin ispat konusu olay hakkında bir bilgi içermesi ve bu bilginin hukuki değerlendirmeye elverişli olmasıdır. WhatsApp konuşmaları da, taraflar arasındaki ilişkiyi, anlaşmayı, borç-alacak ilişkisini veya aile içi iletişimi gösterebilen yazılı içerikler olduğu için, bu tanımın kapsamına girer.
Ancak belgenin illa ki tek başına her şeyi ispatlaması gerekmez. Önemli olan, mahkemeye sunulan bütün delillerle birlikte olayı aydınlatmaya katkı sağlamasıdır. Örneğin, bir kira ilişkisinde zam oranı konusunda taraflar arasında tartışma varsa, WhatsApp üzerinden yapılan “şu tarihten itibaren şu miktara çıkalım” tarzı yazışmalar, sözleşmenin uygulanış biçimini gösteren kuvvetli bir belge olarak kullanılabilir. Yine de mahkeme, mesajların gerçekten taraflara ait olup olmadığını ve konuşmanın bağlamını değerlendirerek karar verecektir.
Delil Başlangıcı Nedir?
Delil başlangıcı, kanunda açıkça tanımlanan özel bir kavramdır. Basitçe söylemek gerekirse, bir hukuki işlemi “tam olarak ispatlamaya yetmeyen, fakat bu işlemin muhtemelen var olduğunu gösteren” ve aleyhine kullanılacak kişi veya temsilcisi tarafından gönderilmiş belge, delil başlangıcıdır. WhatsApp mesajları da çoğu kez bu tanıma uyar. Örneğin alacak davasında, borçlu kişinin “bu ay ödeyemedim, gelecek ay göndereceğim” şeklindeki mesajı, borç ilişkisinin tamamen ispatı için yeterli olmasa da, böyle bir ilişkinin varlığını güçlü şekilde ima eden delil başlangıcıdır.
Bu durumda taraf, elindeki WhatsApp yazışmasını tanık beyanı, banka dekontu veya başka bir belgelerle destekleyerek, ispat yükünü daha rahat yerine getirebilir. Yargıtay, uygulamada sık sık “WhatsApp yazışmaları delil başlangıcı niteliğindedir, tanıkla desteklenebilir” şeklinde değerlendirmeler yapmaktadır. Dolayısıyla WhatsApp kayıtlarının en sağlıklı kullanımı, bunları mutlaka ek delillerle birlikte sunmak ve mahkemeye tutarlı, bütünlüklü bir ispat tablosu göstermektir.

WhatsApp Mesajlarının Delil Olarak Kabul Edilmesinin Şartları
Mahkeme yolu ile WhatsApp kayıtları çıkar mı? sorusunun en kritik boyutu, bu kayıtların hangi şartlarla delil olarak kabul edileceğidir. Mahkemenin WhatsApp yazışmalarını dikkate alabilmesi için hem hukuka uygunluk hem de güvenilirlik açısından bazı kriterler aranır. Bu kriterler sağlanmadığında, yazışmalar tamamen göz ardı edilebileceği gibi, sadece sınırlı bir kanaat unsuru olarak da değerlendirilebilir.
Özetlemek gerekirse temel şartlar şunlardır:
- Hukuka uygun elde edilme: Mesajlar, telefon sahibinin rızası olmadan cihaza girilerek, şifre kırılarak veya gizlice elde edilmişse, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkeleri ihlal edilmiş olur. Bu durumda delil hukuka aykırı sayılabilir.
- Mesajları sunan kişinin taraf olması: Kural olarak, delil olarak kullanılmak istenen WhatsApp konuşmasının tarafı bizzat delili sunan kişi olmalıdır. Üçüncü kişiler arasındaki sohbetlerin gizlice alınmış görüntülerinin dosyaya konulması ciddi risk taşır.
- Somut olayla ilgili ve ispat gücüne sahip içerik: Konu ile ilgisi olmayan, genel nitelikli veya bağlamı kopuk mesajlar ispat gücünü zayıflatır. Mesajın, iddia edilen vakıa ile doğrudan bağlantılı olması gerekir.
- Değiştirilmemiş ve doğrulanabilir içerik: Mesajlarda silme, ekleme veya başka bir manipülasyon yapıldığı şüphesi varsa, mahkeme bilirkişi incelemesi isteyebilir. Doğrulanamayan içerik, hükme esas alınmayabilir.
Pratikte mahkemeler, bu şartların tamamını bir arada değerlendirir. Özellikle karşı taraf, “bu mesaj bana ait değil” veya “ekran görüntüsü değiştirilmiş” şeklinde itiraz ederse, telefonun aslı, yedek dosyalar ve varsa bulut kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılması sık rastlanan bir uygulamadır. Buna karşılık, mesaj içeriği duruşmada açıkça kabul edilirse, çoğu dosyada ayrıca teknik inceleme yapılmasına gerek görülmez. Bu nedenle tarafların, mahkemeye sunacakları WhatsApp kayıtlarını erken aşamada düzenli şekilde yedeklemeleri ve mümkünse diğer delillerle desteklemeleri önem taşır.
İnceleyiniz: Mersin Bilişim Avukatı
WhatsApp Ekran Görüntüsü Delil Olur Mu?
Günlük hayatta en çok kullanılan yöntem, WhatsApp yazışmalarının ekran görüntüsü alınarak dava dosyasına eklenmesidir. Ekran görüntüsü, teknik anlamda bir “görüntü kaydı” niteliğinde olup, HMK m.199 kapsamındaki belge tanımına girer. Bu nedenle, hukuka uygun elde edilmiş ve doğruluğu tartışmasız olan ekran görüntüleri, mahkeme önünde delil veya delil başlangıcı olarak kullanılabilir. Ancak mahkeme, bu ekran görüntülerinin tek başına yeterli olup olmadığına ve güvenilirliğine dikkatle bakar.
Özellikle güncel teknolojilerle, bir sohbet ekranının sahte olarak oluşturulması veya var olan bir konuşmanın üzerinde oynama yapılması mümkündür. Bu nedenle, karşı taraf bu görüntülerin gerçeği yansıtmadığını iddia ederse, mahkeme çoğu zaman sadece ekran görüntüsüne dayanarak karar vermek istemez. Telefonun aslı, yedeklenen sohbet dosyaları veya uygulama içi kayıtlar bilirkişiye gönderilerek, ekran görüntüsünün gerçek konuşma akışı ile uyumlu olup olmadığı kontrol edilebilir. Böylece, ekran görüntüsünün manipüle edilip edilmediği teknik olarak araştırılır.
Aşağıdaki tablo, ekran görüntülerinin pratikte nasıl değerlendirildiğine ilişkin genel bir çerçeve sunar:
| Durum | WhatsApp Kaydı | Muhtemel Hukuki Değerlendirme |
|---|---|---|
| Tarafça sunulan, inkâr edilmeyen görüntü | Telefon sahibinin kendi ekran görüntüsü | Genellikle delil olarak kabul edilir, ek inceleme çoğu zaman gerekmez. |
| İnkâr edilen ve sahte olduğu iddia edilen görüntü | Manipülasyon şüphesi olan ekran görüntüsü | Bilirkişi incelemesi istenir; doğrulanamazsa hükme esas alınmayabilir. |
| Başkasının telefonundan gizlice alınan görüntü | Rıza olmadan elde edilmiş sohbet ekranı | Hukuka aykırı delil sayılma riski yüksek; dikkate alınmayabilir, cezai sonuç doğurabilir. |
Dolayısıyla, ekran görüntüsü başlı başına yasak veya geçersiz değildir; ancak nasıl elde edildiği ve nasıl sunulduğu, delilin kaderini doğrudan belirler. Vatandaşların en çok yaptığı hata, başkasının telefonunu gizlice alıp konuşmaları fotoğraflamak veya ekran kaydı almak ve bunu “nasıl olsa mahkeme görür” düşüncesiyle dosyaya koymaktır. Bu durum, çoğu zaman ispatı güçleştirdiği gibi, delili sunan kişi açısından da yeni hukuki riskler yaratmaktadır.
Mahkemede WhatsApp İçeriklerine Ulaşmak Mümkün Mü?
Mahkeme yolu ile WhatsApp kayıtları çıkar mı? sorusunun teknik boyutunda en çok karıştırılan nokta, mahkemenin doğrudan WhatsApp şirketine (uygulama sağlayıcısına) yazı gönderip, ilgili hesaba ait bütün mesaj dökümlerini getirtip getiremeyeceğidir. Mevcut durumda, Türkiye’deki mahkemelerin, WhatsApp sunucularından bu şekilde kapsamlı bir kayıt talep etmesi ve buna karşılık otomatik bir veri aktarımı yapılması fiilen mümkün değildir. Bunun hem kişisel verilerin korunması hem de şirketin yurt dışı merkezli yapısı ile ilgili teknik ve hukuki engelleri vardır.
Bu nedenle uygulamada, mahkemede kullanılan WhatsApp verileri, tarafların kendi cihazlarından veya aldıkları yedeklerden elde edilir. Örneğin taraf, telefonundaki konuşmaları PDF çıktısı alarak, ekran görüntüsü şeklinde veya sohbet yedeği üzerinden bilirkişiye sunarak dosyaya kazandırabilir. Mahkeme, zorunlu görürse, ilgili telefonun bilirkişiye teslim edilmesine ve orijinal veriler üzerinden inceleme yapılmasına karar verebilir. Böyle bir durumda, hangi mesajların kim tarafından ve hangi saat aralığında gönderildiği, teknik raporla ortaya konulur.
Yeni düzenlemelerle sosyal ağ sağlayıcılarına temsilci atama ve Türkiye’de ofis açma yükümlülükleri getirilmiş olsa da, bu durum şu an için WhatsApp’ın geçmiş tüm mesajlaşmaları mahkemeye toplu şekilde sunacağı anlamına gelmemektedir. Özellikle uçtan uca şifreleme nedeniyle, sunucu tarafında da içeriğe erişim sınırlıdır. Bu nedenle tarafların, “nasıl olsa mahkeme WhatsApp’tan kayıt getirir” düşüncesiyle kendi delillerini saklamaması veya cihazlarını yedeklememesi ciddi bir hata olur. Pratikte önemli olan, somut olayla ilgili konuşmaları kendi imkânı ile güvenli şekilde muhafaza etmek ve gerektiğinde dosyaya sunmaktır.
Boşanma Davalarında Dijital Deliller ve WhatsApp Kayıtları
Özellikle aile hukuku alanında, boşanma davalarında dijital deliller büyük önem kazanmıştır. Eşler arasındaki tartışmalar, üçüncü kişilerle yapılan yazışmalar, ekonomik şiddet iddiaları veya sadakat yükümlülüğünün ihlali gibi birçok olgu, çoğu zaman WhatsApp mesajlarına yansımaktadır. Bu nedenle taraflar, “mahkeme yolu ile WhatsApp kayıtları çıkar mı?” sorusunu en çok boşanma süreçlerinde sormakta ve bu kayıtların kusur tespitinde belirleyici olup olmayacağını merak etmektedir.
Burada temel ilke şudur: WhatsApp yazışmaları, boşanma davasında kusur tespitine yardımcı delil olarak kullanılabilir; ancak tek başına her zaman yeterli görülmez. Örneğin eşlerden birinin üçüncü kişilerle açıkça duygusal veya cinsel içerikli yazışmaları, sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğine işaret eder. Bu tür kayıtlar tanık anlatımları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları gibi diğer delillerle desteklenirse, mahkeme tarafından ağır kusur göstergesi olarak kabul edilebilir. Buna karşılık, bağlamından kopuk, tek cümlelik veya anlamı belirsiz mesajlar, çoğu zaman ispat gücü zayıf deliller olarak görülür.
Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer nokta, çocukların cihazları üzerinden alınan kayıtlar ve aile içi mahrem mesajların dosyaya sunulmasıdır. Eşlerden birinin, çocuğun telefonuna izinsiz girerek diğer eşin yazışmalarını almaya çalışması, hem çocuğun hem de diğer eşin kişisel verilerini ve özel hayatını zedeleyebilir. Bu tür deliller, hukuka aykırı elde edildiği için davaya katkı sağlamadığı gibi, ileri sürülen taraf açısından cezai risk de yaratabilir. Bu nedenle boşanma davalarında dijital delil kullanırken, hukuki sınırların gözetilmesi ve bir aile hukukçusundan destek alınması son derece önemlidir.
WhatsApp Sesli Aramaları ve Ses Kayıtlarının Hukuki Durumu
WhatsApp yalnızca yazılı mesajlaşma değil, sesli ve görüntülü arama imkânı da sunmaktadır. Taraflar çoğu zaman bu görüşmeler sırasında suç unsuru taşıyan ifadelerin kullanıldığını, hakaret veya tehdit içeriklerinin yer aldığını, hatta dolandırıcılık veya cebir niteliğinde konuşmalar geçtiğini iddia edebilmektedir. Bu durumda akla gelen soru, “mahkeme bu sesli aramaların kaydını WhatsApp’tan isteyebilir mi?” olmaktadır. Teknik olarak, uçtan uca şifreleme ve sistemin işleyişi nedeniyle, bu konuşmalar sunucu tarafında mahkemeye verilecek biçimde saklanmamaktadır.
Kullanıcılar kendi imkânları ile ses kaydı almış olabilir. Burada ise hukuka uygun ses kaydı ile hukuka aykırı gizli kayıt ayrımı önem kazanır. Genel kural, taraflardan birinin, ileride delil olarak kullanmak amacıyla karşı tarafla yaptığı konuşmayı gizlice kaydetmesinin, Türk Ceza Kanunu bakımından suç oluşturabileceği ve özel hayatın gizliliğine aykırılık teşkil edebileceğidir. Ancak bazı istisnai durumlarda, kişinin kendisine yönelen ağır ve güncel bir saldırıyı ispatlamak için son çare olarak kayıt alması, Yargıtay kararlarında hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Bu değerlendirme son derece hassastır ve her somut olayda ayrıca yapılır.
Bu nedenle, WhatsApp sesli veya görüntülü aramalarına ilişkin kayıtların mahkemede kullanılması planlanırken, mutlaka ceza hukuku ve delil hukuku açısından bir değerlendirme yapılmalıdır. Aksi takdirde, elde edilen kayıt hem delil olarak reddedilebilir hem de kaydı alan kişi hakkında soruşturma başlatılabilir. Uygulamada en sağlıklı yöntem, mümkün olduğunca yazılı ve doğrulanabilir delillere dayanmak; ses kayıtlarına ise ancak hukuka uygunluk koşulları dikkatle incelendikten sonra başvurmaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mahkeme Yolu İle WhatsApp Kayıtları Çıkar Mı?
Tüm bu açıklamalar ışığında, “Mahkeme yolu ile WhatsApp kayıtları çıkar mı?” sorusunun özet cevabı şudur: Mahkeme, doğrudan WhatsApp sunucularından mesaj ve arama içeriklerini toplu şekilde getiremez; pratikte kullanılan kayıtlar, tarafların kendi cihazlarından ve yedeklerinden alınan veriler ile bilirkişi raporlarıdır. Bu veriler hukuka uygun elde edilmiş, doğrulanabilir ve somut olayla ilgili olduğu sürece delil veya delil başlangıcı olarak dikkate alınabilir; ancak çoğu zaman tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Mahkeme Yolu İle WhatsApp Kayıtları Çıkar Mı?
Mahkeme, doğrudan WhatsApp şirketine yazı yazarak geçmiş tüm mesaj ve arama kayıtlarını “resmî döküm” halinde getiremez. Uygulamada mahkemede kullanılan WhatsApp kayıtları, tarafların kendi telefonlarından aldıkları ekran görüntüleri, sohbet çıktıları, yedek dosyalar ve bunlar üzerinden düzenlenen bilirkişi raporlarıdır. Bu veriler hukuka uygun elde edilmiş ve doğrulanabilir olduğu sürece delil veya delil başlangıcı olarak kullanılabilir.
WhatsApp ekran görüntüsü tek başına davayı kazandırır mı?
WhatsApp ekran görüntüsü, hukuka uygun şekilde elde edilmişse belge niteliğinde bir takdiri delildir; ancak çoğu zaman tek başına yeterli görülmez. Karşı taraf görüntüyü inkâr ederse, telefonun aslı ve sohbet yedeği üzerinden bilirkişi incelemesi istenebilir. Ayrıca mahkeme, bu görüntüleri genellikle tanık beyanı, banka dekontu, sözleşme gibi başka delillerle birlikte değerlendirir. Bu nedenle, ekran görüntüsünü mutlaka ek delillerle desteklemek gerekir.
Başkasının telefonundan gizlice aldığım WhatsApp kayıtlarını kullanabilir miyim?
Başkasının telefonuna rızası olmadan girerek WhatsApp konuşmalarını fotoğraflamak veya kopyalamak, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırıdır. Bu şekilde elde edilen kayıtlar çoğu durumda hukuka aykırı delil sayılır ve mahkeme tarafından dikkate alınmayabilir. Ayrıca bu davranış sebebiyle delili sunan kişi hakkında ayrı bir ceza soruşturması açılması da mümkündür. Bu nedenle, üçüncü kişilerin cihazlarından gizlice alınan kayıtları kullanmak ciddi risk taşır.
Boşanma davasında WhatsApp yazışmaları ne kadar etkili olur?
Boşanma davalarında WhatsApp yazışmaları, tarafların kusur durumunun tespitinde yardımcı delil olarak önemli rol oynayabilir. Örneğin üçüncü kişilerle açık şekilde duygusal veya cinsel içerikli mesajlar, sadakat yükümlülüğünün ihlali yönünde güçlü bir gösterge olabilir. Ancak bu tür yazışmalar tek başına her zaman yeterli görülmez; tanık anlatımı, başka dijital kayıtlar, günlük yaşam bulguları gibi ek delillerle desteklenmesi beklenir. Mahkeme, bu verileri tüm dosya içeriğiyle birlikte değerlendirerek karar verir.