Tapuda Kardeşler Arası Hisse Devri Nasıl Yapılır?

Tapuda kardeşler arası hisse devri nasıl yapılır sorusu, özellikle miras kalan taşınmazlar söz konusu olduğunda çok sık gündeme gelir. Miras bırakanın vefatından sonra kardeşler, hem miras paylarının ne şekilde belirleneceğini hem de tapuda hisse devrinin hangi hukuki işlemlerle gerçekleştirileceğini bilmek zorundadır. Bu süreçte elbirliği mülkiyeti (mirasçılar adına tek bir bütün halinde mülkiyet) ile paylı mülkiyet (herkesin tek tek payının belli olduğu mülkiyet) arasındaki farkın, miras payının devri sözleşmesinin ve aile içi tapu devrinin hukuki sonuçlarının doğru anlaşılması gerekir. Aksi halde saklı payların ihlali, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) iddiaları veya tapu iptal ve tescil davaları ile karşılaşmak mümkündür. Aşağıda, kardeşler arası hisse devrinin dayandığı miras hukuku kuralları, tapu işlemlerinin adımları, gerekli belgeler, masraf kalemleri ve Yargıtay uygulamasının dikkat ettiği noktalar sistematik biçimde ele alınmaktadır.

Aile İçi Tapu Devri Nedir?

Aile içi tapu devri, aynı aile içindeki kişiler arasında (eş, çocuk, kardeş gibi) taşınmaz mülkiyetinin devredilmesi anlamına gelir. Kardeşler arası hisse devri de aile içi tapu devri başlığı altında değerlendirilir. Bu devir, tapuda tamamen resmi bir satış şeklinde yapılabileceği gibi, bedelsiz olarak bağış/hibe yoluyla da gerçekleştirilebilir. Tapu sicili açısından bakıldığında, taşınmazın kimin üzerinde kayıtlı olduğu önemlidir; aile içi ilişki, işlemin şekline ve harç/vergilere doğrudan etki etmez, ancak uyuşmazlık çıktığında mahkeme yorumunu ciddi şekilde etkiler.

Uygulamada, kardeşler arasında tapu devri çoğu zaman “gerçekte bağış, tapuda satış” şeklinde yürütülmektedir. Çünkü bağış işleminde ödenecek harçlar ve vergi yükü, normal satışa kıyasla daha yüksek olabilmektedir. Bu nedenle taraflar, aralarında para alışverişi olmasa bile tapu müdürlüğünde satış sözleşmesi imzalayarak devri tamamlamayı tercih eder. Ancak Yargıtay, bu tür işlemlerde tarafların gerçek iradesini dikkate almakta ve görünürde satış, gerçekte bağış olan işlemleri mirastan mal kaçırma çerçevesinde değerlendirebilmektedir. Özellikle miras bırakanın sağlığında, tek bir kardeşe çok düşük bedelle taşınmaz devredilmişse, diğer mirasçılar muris muvazaası iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası açabilmektedir.

Dolayısıyla aile içi tapu devri, sadece tapudaki işlemin adıyla sınırlı bir konu değildir; işlemin gerçek ekonomik ve hukuki niteliği, ileride açılabilecek davaların sonucu açısından belirleyici olmaktadır. Kardeşler hisse devri planlarken, hem vergi boyutunu hem de miras hukukundan doğan hakları birlikte değerlendirmelidir.

Mirasın Kardeşler Arasında Paylaştırılması ve Kardeşlerin Miras Payları

Kardeşler arası hisse devrinin sağlıklı yürüyebilmesi için önce kardeşlerin mirastaki konumunun netleştirilmesi gerekir. Miras hukuku, zümre sistemi adı verilen bir sıraya dayanır. Birinci zümre mirasçılar murisin altsoyudur; yani çocukları, torunları ve onların altsoylarıdır. İkinci zümre ise murisin anne ve babası ile onların altsoyu olan kardeşlerdir. Bu ayrım, “kardeşler” derken kastedilen kişilerin murisin çocukları mı, yoksa murisin kendi kardeşleri mi olduğu sorusunu da önemli hale getirir.

Miras bırakanın çocukları varsa, bunlar birinci zümre mirasçılar olarak mirası aralarında eşit şekilde paylaşırlar. Sağ kalan eş mevcutsa, genellikle mirasın belirli bir kısmı eşe, geri kalan kısmı da çocuklara bölünür. Murisin altsoyunun bulunmaması hâlinde miras ikinci zümreye geçer; bu durumda murisin anne ve babası, onların öncelikli mirasçısıdır. Anne veya babadan birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması hâlinde, o kişinin payı murisin kardeşlerine geçer ve kardeşler aralarında eşit paylaşım yapılır. Sağ kalan eş varsa, onun da ikinci zümre ile birlikte belirli oranda miras payı söz konusu olur.

Önemli nokta şudur: Kardeşlerin miras payının ne kadar olduğu, açılacak tapu iptal ve tescil davalarında, tenkis davalarında ve miras payının devri sözleşmelerinde doğrudan etkilidir. Çünkü her bir kardeşin elbirliği mülkiyeti altındaki payı, tapuda pay devri yapılırken dikkate alınacak hukuki payı belirler. Murisin vasiyeti, saklı paylı mirasçıların hakları ve murisin sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar da bu hesaplamaları etkileyebilir. Bu nedenle kardeşler arasında hisse devri planlanırken, teknik miras hesabı ihmal edilmemelidir.

Miras Paylaşımı ve İntikal İşlemleri

Miras bırakanın ölümüyle birlikte miras kendiliğinden açılır ve mirasçılar, tereke üzerindeki mülkiyet hakkını kazanırlar. Ancak bu aşamada mülkiyet, çoğu zaman elbirliği mülkiyeti şeklindedir; yani mirasçılar, terekenin tamamı üzerinde birlikte hak sahibidir ve kimin hangi taşınmazda ne kadar payı olduğunu pratikte gösterebilmek mümkün değildir. Bu hakkın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ve bankalar, tapu müdürlükleri gibi kurumlar nezdinde işlem yapılabilmesi için bir dizi intikal işleminin tamamlanması gerekir.

Genel süreç şu adımlardan oluşur:

  • Öncelikle mirasçılar, veraset ilamı (mirasçılık belgesi) alarak kimlerin mirasçı olduğunu ve yasal pay oranlarını tespit ettirir.
  • Taşınmazlar için belediyeden rayiç bedel alınır, veraset ve intikal vergisi beyan edilerek vergi dairesinden “vergi borcu yoktur” yazısı temin edilir.
  • Bankalar, sigorta şirketleri ve diğer kuruluşlar nezdindeki malvarlığı değerleri tespit edilerek gerekli devir ve ödeme işlemleri yapılır.
  • Tapu müdürlüklerinde, miras kalan taşınmazların mirasçılar adına intikali gerçekleştirilir; bu aşamada taşınmaz hâlâ elbirliği mülkiyeti kapsamında mirasçıların tamamı adına tescil edilir.

İntikal tamamlandıktan sonra kardeşler, isterlerse miras taksim sözleşmesiyle belirli taşınmazların hangi kardeşe geçeceğini kararlaştırabilir; isterlerse de paylaşımın dava yoluyla yapılmasını talep edebilirler. Tapuda hisse devri, genellikle bu intikal ve paylaşım sürecinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar. İntikal yapılmadan kardeşler arası hisse devri planlamak, uygulamada ek masraf ve zaman kaybına yol açabilir.

Mirasın Anlaşma Yoluyla Paylaşımı

Kardeşler, mirası aralarında anlaşma yoluyla paylaşmak isterse en pratik yol, yazılı bir miras taksim sözleşmesi düzenlemektir. Bu sözleşme, mirasçılar arasında hangi taşınmazın kime kalacağını, tapudaki hisse devirlerinin nasıl yapılacağını, varsa borçların kimin üstleneceğini açıkça gösteren bir belgedir. Taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, tüm mirasçıların aynı anda ve özgür iradeleriyle imzalaması gerekir; irade bozukluğu (yanılma, aldatma, korkutma), ehliyetsizlik veya temsil yetkisinin bulunmaması gibi hallerde sözleşme tartışmalı hale gelebilir.

Kardeşler arası hisse devrinde, kimi zaman sadece bir mirasçı “payından vazgeçmek” veya payını başka bir kardeşe devretmek isteyebilir. Bu durumda miras payının devri sözleşmesi gündeme gelir. Mirasçılar arasında yapılan pay devrinde kural olarak noter zorunluluğu yoktur; yazılı bir sözleşme ve tüm mirasçıların imzası yeterlidir. Ancak payın mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye devri söz konusuysa, sözleşmenin noterde yapılması geçerlilik şartı olarak aranır.

Anlaşma yoluyla paylaşımın tercih edilmesinin başlıca nedeni, mahkeme yoluyla paylaşımın doğuracağı süre ve masraf yükünden kaçınmaktır. Deneyimde, kardeşlerin açık ve detaylı bir taksim sözleşmesi yaparak tapu müdürlüğünde bu sözleşmeye uygun devir işlemlerini tamamlaması, ileride çıkabilecek ihtilafları büyük ölçüde azaltmaktadır. Sözleşmenin dili ne kadar açık, mal ve haklar ne kadar net gösterilirse, yorum ihtilafı o kadar azalır.

Mirasın Dava Yoluyla Paylaşımı

Kardeşler arasında mirasın nasıl bölüşüleceği konusunda uzlaşma sağlanamazsa, paylaşım artık dava yoluyla yapılmak zorundadır. Bu durumda mirasçılardan herhangi biri, Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın taksimi davası açabilir. Bu dava, kimi zaman uygulamada “ortaklığın giderilmesi davası” olarak adlandırılsa da, miras hukukunun özel hükümlerine dayandığı için klasik izale-i şuyu davasından ayrışır.

Mahkeme, önce tereke kapsamındaki taşınır ve taşınmazları tespit eder, sonra paylaşımı iki temel ilkeye göre değerlendirir:

  • Öncelik aynen taksimdir; yani taşınmazın bölünebilir olduğu ve ekonomik değerinin korunabildiği durumlarda, her bir taşınmaz mümkün olduğunca bir mirasçıya veya birkaç mirasçıya aynen verilerek paylaştırma yapılır.
  • Aynen taksim mümkün değilse veya taşınmazın bölünmesi değerini ciddi şekilde düşürecekse, satış yoluyla paylaşım yoluna gidilir; taşınmaz açık artırmayla satılır, elde edilen bedel miras pay oranlarına göre kardeşler arasında bölüştürülür.

Hakim, mümkünse her bir taşınmazı bir bütün halinde bir mirasçıya vermeye, değer farklarını ise diğer mirasçıya ödenecek bedel üzerinden denkleştirmeye çalışır. Kardeşlerden birinin uzun yıllardır aile konutunda oturması, tarım arazisini fiilen işletmesi gibi hususlar, hangi taşınmazın kime verilmesi gerektiği değerlendirilirken dikkate alınabilir. Ancak nihai kararı mahkeme verir ve tapuda hisse devri, mahkeme kararına dayanılarak gerçekleştirilir.

Aile İçi Tapu Devri Nasıl Yürütülür?

Aile içi tapu devri nasıl yürütülür sorusu, kardeşler arası hisse devrinin tapu boyutunu anlamak açısından kritik önemdedir. Miras intikali tamamlandıktan ve mirasçılık belgesi ile vergi işlemleri çözüldükten sonra, kardeşler aralarında anlaşarak belirli taşınmazların devrini yapabilir. Bu devirler, tapu müdürlüğünde resmi senet düzenlenerek gerçekleştirilir.

Kardeşler Arası Hisse Devri İçin Uygulamalı Adımlar

Uygulamadaki tipik süreç şu şekildedir:

  • Hangi taşınmazda hangi kardeşin pay devri yapacağı, varsa taksim veya miras payı devri sözleşmesiyle ayrıntılı biçimde kararlaştırılır.
  • Taşınmazın bulunduğu yer tapu müdürlüğünden randevu alınır; tapu senedi, kimlikler, fotoğraflar, DASK poliçesi (konut ise), vergi borcu yoktur yazısı ve rayiç bedel belgesi hazırlanır.
  • Tapu harcı, çoğu zaman beyan edilen satış bedeli üzerinden %4 oranında hesaplanır ve alıcı ile satıcı arasında paylaşılır; aile içinde, bu yükün nasıl paylaşılacağı tarafların kendi aralarındaki anlaşmaya bağlıdır.
  • Tapu memuru huzurunda resmi senet imzalanır ve hisse devri, tapu siciline işlenir. Böylece kardeşlerden birinin payı diğer kardeşe geçmiş olur.

Kardeşler arasında bedelsiz devir yapılacaksa işlem hukuken bağış niteliği taşıyacaktır. Ancak bağışta harç oranının yüksek olması nedeniyle, pek çok aile “gerçekte bağış, tapuda satış” yolunu tercih etmektedir. Bu tercih, ileride muris muvazaası iddiasına konu olabileceği için özellikle miras bırakanın sağlığında yapılan devirlerde, ödeme hareketlerinin banka üzerinden ve ispatlanabilir biçimde yapılması önemlidir.

Aile İçi Tapu Devri İçin Hangi Belgeler İstenir?

Kardeşler arası hisse devrinde de genel aile içi tapu devri kuralları geçerlidir ve tapu müdürlükleri belirli belgeleri zorunlu olarak talep eder. Bu belgelerin eksiksiz sunulmaması, işlemin ertelenmesine veya hiç yapılamamasına yol açabilir. Temel belgeler şu şekilde özetlenebilir:

  • Devre konu taşınmaza ait tapu senedi veya tapu senedi yoksa ada–parsel numarasını gösteren resmi belge ya da belediye yazısı,
  • Devir eden ve devir alan kardeşlerin fotoğraflı kimlik belgesi, pasaport veya avukat kimliği ile güncel vesikalık fotoğraf,
  • İşleme temsilci (vekil) sıfatıyla katılan varsa, temsil yetkisini gösteren vekaletname; vekaletnamede taşınmazın açık adresi ve yapılabilecek işlemler net olarak yazılmalıdır,
  • İlgili belediyeden alınmış, taşınmaz için “vergi borcu yoktur” yazısı ile emlak rayiç bedelini gösteren belge,
  • Taşınmaz konut niteliğindeyse geçerli bir Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) poliçesi.

Kardeşler arası hisse devri, aynı anda birden fazla taşınmazı kapsıyorsa her taşınmaz için ayrı işlem yapılması veya tek sözleşmede açıkça gösterilmesi gerekir. Eksik veya hatalı belgeyle başvuru yapmak, hem randevunun yanmasına hem de yeniden harç/döner sermaye ödemesi yapılmasına sebep olabilir. Bu nedenle işlem öncesi tapu müdürlüğünün güncel belge listesi kontrol edilmeli, tereddüt edilen hususlarda uzman bir hukukçudan destek alınmalıdır.

Aile İçi Tapu Devir Masrafları

Kardeşler arasında hisse devri yapılırken en çok merak edilen konulardan biri de tapu harcı ve masraflardır. Tapu devrinde ödenecek temel kalem, taşınmazın tapuda beyan edilen değeri üzerinden hesaplanan tapu harcıdır. Genel kural olarak bu harç, satış bedeli veya rayiç bedel üzerinden %4 oranında alınır ve alışılmış uygulamada alıcı ile satıcı arasında %2–%2 şeklinde paylaştırılır. Bunun yanında döner sermaye bedeli ve bazı küçük masraf kalemleri de bulunmaktadır.

Hisse devrinin hukuki niteliği, yani işlem satış mı yoksa bağış mı, masraf tutarını etkileyebilir. Bağış işlemlerinde harç oranı farklılaşabildiği için, pek çok aile satış yolunu tercih etmektedir. Aşağıdaki tablo, aile içi satış ve bağış senaryolarını genel hatlarıyla karşılaştırmaktadır:

İşlem TürüHukuki NitelikHarç EsasıUygulamadaki Etki
Aile içi satışKardeşlerin birbirine satış yapmasıBeyan edilen bedelin genelde %4’üHarç yükü daha öngörülebilir, muris muvazaası iddiası varsa tartışmalı olabilir
Bağış (hibe)Bedelsiz devirHarç oranı ve vergi yükü genellikle daha yüksekGerçek irade bağış ise şeffaflık sağlar, ancak masraf yükü artar

Tapu harcını azaltmak amacıyla taşınmazın gerçek değerine göre çok düşük bedel beyan edilmesi, hem vergi cezası riskini artırır hem de ileride açılabilecek muvazaa davalarında aleyhe delil olarak kullanılabilir. Kardeşler, hisse devrini planlarken masraf hesabını gerçekçi yapmak ve hukuka aykırı vergi avantajı arayışına girmemek durumundadır.

Mirastan Mal Kaçırma Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Kardeşler arası hisse devrinde en hassas noktalardan biri, diğer mirasçıların saklı paylarının zedelenmemesidir. Özellikle miras bırakan sağken, taşınmazlarını tek bir kardeşe satış göstererek devrettiyse, bu tür işlemler sıklıkla muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) iddiasına konu olur. Muris, gerçekte bağış yapmak istemekte ancak diğer mirasçıların dava açmasını engellemek için tapuda satış işlemi gerçekleştirmektedir. Tarafların gerçek iradesi ile tapudaki işlem arasında bu tür bir çelişki varsa, sözleşme hem satış hem bağış hükümleri açısından geçersiz hâle gelebilir.

Mirastan mal kaçırma nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasında, davacı mirasçılar murisin mal kaçırma iradesini, işlemdeki bedelin gerçek dışılığını, murisin yaşı, sağlık durumu, aile içi ilişkiler ve satış bedelinin banka üzerinden ödenip ödenmediği gibi olguları delillerle ispat etmeye çalışırlar. Yargıtay, bu davalarda özellikle şu kriterlere dikkat etmektedir:

  • Satış bedelinin emsal taşınmazlara göre olağan dışı düşük olup olmadığı,
  • Bedelin banka üzerinden gerçekten ödenip ödenmediği veya sadece kâğıt üzerinde mi gösterildiği,
  • Miras bırakan ile lehine devir yapılan kardeş arasındaki ilişkinin niteliği,
  • Diğer mirasçıların uzun süre bilgilendirilmemesi ya da dışlanmış olması.

Bu davaların sonunda, muris muvazaası sabit görülürse tapu kaydı iptal edilerek taşınmaz, tüm mirasçılar adına miras payları oranında tescil edilir. Kardeşler arası hisse devri planlanırken, ileride muris muvazaası iddiasına konu olabilecek şüpheli işlemlerden kaçınmak, banka kanalıyla gerçek ödeme yapmak ve anlaşmaları yazılı olarak düzenlemek büyük önem taşır.

Aile İçi Tapu Devri Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

Kardeşler arasında hisse devri, “nasıl olsa aile içindeyiz” düşüncesiyle çoğu zaman hafife alınmakta, bu da uzun yıllar süren uyuşmazlıklara zemin hazırlamaktadır. Aile içi tapu devrinde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

  • Yazılı sözleşmesiz işlem yapmamak: Miras payının devri veya miras taksimine ilişkin tüm mutabakatlar, tarafların iradesini açıkça yansıtan yazılı bir sözleşmeye bağlanmalı, mümkünse tarih ve imza düzeni net şekilde kurulmalıdır.
  • Tüm mirasçıların onayını almak: Bir mirasçı devre yanaşmıyorsa, diğer kardeşlerin tapuda işlem yapması çoğu zaman yeterli olmaz; ileride açılacak davalarda bu mirasçıların onayı aranır.
  • Bankadan ödeme yapmak: Gerçek satış varsa bedelin banka kanalıyla ödenmesi, hem vergi hukuku hem de olası muris muvazaası iddialarına karşı en güçlü delildir.
  • Vekaletnameleri dikkatli düzenlemek: Tapu işlemlerine avukat veya başka bir vekil katılacaksa, vekaletnamede taşınmazın açık adresi, yapılabilecek işlemler (satış, bağış, ipotek vb.) ve vekalet süresi açıkça yazılmalıdır.
  • Vergi ve harç risklerini gözetmek: Harçtan kaçınmak için düşük bedel gösterilmesi, cezai yaptırımlara yol açabileceği gibi, ileride işlemin gerçek niteliğinin tartışılmasına da zemin hazırlar.

Kardeşler, hisse devrini kısa vadeli maliyet hesabıyla değil, uzun vadeli hukuki güvenlik perspektifiyle ele almalıdır. Yapılacak her işlemde, hem Tapu Kanunu hem de Türk Medeni Kanunu hükümlerinin gözetilmesi zorunludur.

Aile İçi Tapu Devri Uyuşmazlıkları ile Hangi Mahkeme İlgilenir?

Kardeşler arası hisse devri sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların büyük bölümü, tapu iptali ve tescil, mirasın taksimi veya muris muvazaası iddialarına dayanır. Bu tür davalar genel olarak taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Ancak aile konutu niteliği taşıyan taşınmazlar ve aile hukukundan kaynaklanan bazı uyuşmazlıklarda, ilgili özel kanun hükümleri gereği Aile Mahkemeleri de görevli olabilmektedir.

Mirasın paylaşımı, mirasçılık belgesinin iptali, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil gibi davalar açılırken hem görevli hem de yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi önemlidir. Yanlış mahkemede açılan davalar, görev veya yetki itirazı nedeniyle usulden reddedilebilir veya dosya uzun süre başka mahkemeye gönderilmekle zaman kaybına uğrayabilir. Bu nedenle kardeşler arası hisse devrinden kaynaklanan bir uyuşmazlık gündeme geldiğinde, dava stratejisinin daha baştan hukuki destekle planlanması, hak kayıplarını büyük ölçüde azaltır.

Aile İçi Tapu Devri Avukat Seçimi

Aile içi tapu devrinde teorik olarak avukatla çalışma zorunluluğu bulunmasa da, miras paylarının doğru hesaplanması, sözleşmelerin geçerli şekilde düzenlenmesi ve tapu işlemlerinin sorunsuz tamamlanması açısından gayrimenkul ve miras hukuku bilgisi olan bir avukatla çalışmak ciddi avantaj sağlar. Özellikle şu durumlarda profesyonel destek almak kritik hale gelir:

  • Kardeşler arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlık varsa,
  • Miras bırakan sağken tartışmalı devirler yapılmışsa,
  • Tarım arazileri, aile konutu veya ticari nitelikte taşınmazlar söz konusuysa,
  • Mirasçılardan bazıları yurtdışında yaşıyor veya işlem sırasında hazır bulunamıyorsa,
  • Saklı pay ihlali, muris muvazaası veya tenkis davası ihtimali gündemdeyse.

Doğru avukat seçimi, sadece dava aşamasında temsil anlamına gelmez; tapu randevusu öncesi belgelerin kontrolü, miras taksim ve miras payı devri sözleşmelerinin hazırlanması, vergi ve harç hesaplarının planlanması gibi tüm süreçlerde yönlendirici rol oynar. Böylece kardeşler arası hisse devri, hem tapuda hem de ileride ortaya çıkabilecek hukuki denetimde sağlam temele oturtulmuş olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tapuda kardeşler arası hisse devri için mutlaka noter şart mı?

Kardeşler arasında miras payının devri, mirasçılar arasında kalmak kaydıyla kural olarak yazılı bir sözleşme ve tüm mirasçıların imzasıyla yapılabilir; bu durumda noter zorunlu değildir. Ancak miras payının mirasçı olmayan üçüncü kişiye devri söz konusuysa, miras payı devri sözleşmesinin noterde düzenlenmesi gereklidir. Tapu müdürlüğünde yapılacak satış veya bağış işlemi ise her hâlükârda resmi senetle gerçekleştirilir ve tapu memuru huzurunda imzalanır.

Kardeşler arası hisse devrinde tapu harcını kim öder?

Tapu harcı, yasal olarak alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı alınır; uygulamada bu oran genel olarak %2 alıcı, %2 satıcı şeklindedir. Aile içi devirlerde kardeşler, harcın tamamını bir tarafın üstlenmesi veya farklı oranlarda paylaşılması konusunda kendi aralarında anlaşma yapabilir. Ancak tapu müdürlüğü açısından bakıldığında, beyan edilen bedel üzerinden hesaplanan toplam harcın tamamının yatırılmış olması yeterlidir.

Miras taksim sözleşmesi olmadan da tapuda kardeşler arası hisse devri yapılabilir mi?

Evet, teknik olarak yapılabilir; kardeşler, doğrudan tapu müdürlüğünde satış veya bağış işlemi yaparak pay devrini gerçekleştirebilir. Ancak miras taksim veya miras payı devri sözleşmesi, tarafların anlaşmasının sınırlarını ve şartlarını yazılı olarak gösterdiği için ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda güçlü delil işlevi görür. Bu nedenle özellikle birden fazla taşınmaz ve birden çok mirasçı söz konusuysa, sözleşmesiz işlem yapmak ciddi risk taşır.

Kardeşlerden biri tapuda hisse devrine yanaşmıyorsa ne yapılabilir?

Kardeşlerden biri tapuya gitmeyi reddediyorsa, diğer mirasçılar anlaşma yoluyla paylaşım yapamaz. Bu durumda, mirasçılardan herhangi biri Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın taksimi davası açarak paylaşımın mahkeme eliyle yapılmasını isteyebilir. Miras taksim sözleşmesi imzalanmış ancak tapu işlemi gerçekleştirilmemişse, sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil davası açılması da mümkündür. Böylece mahkeme kararı ile hisse devri zorunlu olarak sağlanabilir.

Yorum yapın

Hemen Ara