İşten Çıkarılan İşçi İhbar Süresini Çalışmak Zorunda Mı?

İşten çıkarılan işçi ihbar süresini çalışmak zorunda mı sorusu, iş hayatında en çok merak edilen ve uygulamada en fazla hataya düşülen konulardan biridir. İhbar süresi; belirsiz süreli iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden önce, taraflara tanınan ve kanunda açıkça düzenlenmiş bir bildirim süresidir. Bu süre hem işçinin iş güvencesi hem de işverenin iş organizasyonunu planlayabilmesi için zorunlu bir koruma mekanizması olarak kabul edilir. Çalışanın işyerindeki kıdemine göre değişen bu süre içerisinde, kural olarak iş ilişkisi devam eder, işçi fiilen çalışır ve işveren ücret ödemeye devam eder. Ancak ihbar süresinin nasıl işleyeceği, hangi durumlarda çalışmak zorunlu olduğu, hangi hallerde ihbar tazminatına hak kazanılacağı ve hangi istisnalarda ihbar süresi hiç aranmayacağı, kanun hükümleri ve Yargıtay kararları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Aşağıda, ihbar süresinin temel kurallarını, işten çıkarılan işçinin bu süreyi çalışmak zorunda olup olmadığını ve uygulamada sıkça karşılaşılan hataları ayrıntılı biçimde bulabilirsiniz.

İhbar Süresi Nedir?

İhbar süresi, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde, taraflardan birinin sözleşmeyi sona erdirme iradesini karşı tarafa bildirmesinden sonra, sözleşmenin hukuken sona ereceği tarihe kadar geçen zorunlu bekleme süresidir. Bu süre zarfında iş sözleşmesi aynen devam eder; işçi iş görme borcunu yerine getirir, işveren de ücret ödeme borcunu sürdürür. Böylece işçi, işini bir anda kaybetmeyip yeni iş arama imkânı bulur; işveren de işin devrini planlayabilir, yerine yeni personel bulabilir. Buradaki temel amaç, işçi ve işveren arasında kurulan iş ilişkisinin ani ve hazırlıksız biçimde sona ermesini engellemektir.

İhbar süresi yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmeleri için geçerlidir. Belirli süreli sözleşmeler, kural olarak sürenin sonunda kendiliğinden sona erer ve ayrıca ihbar süresi öngörülmez. Ancak istisnai hallerde, örneğin çok uzun süreli belirli süreli sözleşmelerde Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) özel düzenlemeler yapılmıştır. İhbar süresinin varlığı, tek başına iş güvencesi sağlamaz; ancak feshe karşı en temel usul güvencelerinden biridir. Yasal düzenlemeler, ihbar süresine uyulmadığı takdirde taraflara ihbar tazminatı talep etme hakkı tanıyarak, bu korumayı yaptırım altına almıştır.

Özetle ihbar süresi, hem işçinin gelecek planlamasını yapabilmesi hem de işverenin işleyişini bozmadan personel değişikliğine gitmesi için vazgeçilmez bir mekanizmadır. İşten çıkarılan işçi bakımından da bu süre, “hemen kapı önüne konulmama” güvencesi açısından büyük önem taşır.

İhbar Süresi Özellikleri ve Kuralları Nelerdir?

İhbar süresinin temel özellikleri, hem İş Kanunu hem de TBK hükümleri ve Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. Öncelikle, ihbar süresinin kural olarak yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmeleri için uygulanacağı, belirli süreli sözleşmelerde ise ancak istisnai hallerde gündeme gelebileceği kabul edilir. İkinci olarak, kanunda öngörülen ihbar süreleri asgari niteliktedir. Bu süreler bireysel iş sözleşmesiyle veya toplu iş sözleşmesiyle işçi lehine uzatılabilir; kısaltılamaz. Yargıtay, sözleşmeyle belirlenen daha uzun ihbar sürelerinin işçi lehine nispi emredici nitelikte olduğunu, bu nedenle işçi aleyhine daraltılamayacağını özellikle vurgulamaktadır.

İhbar süreleri karşılıklıdır; yani hem işçi hem işveren için geçerlidir. İşçinin istifası halinde de, işverenin feshi halinde de aynı kıdem sürelerine göre belirlenen bildirim süreleri uygulanır. Taraflardan biri bu sürelere uymadan sözleşmeyi sona erdirirse, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. Bu tazminat, ihbar süresine karşılık gelen ücretten ve işçiye sağlanan parasal menfaatlerden hesaplanır. Ayrıca İş Kanunu, işverene ihbar süresini fiilen kullandırmak yerine, bu süreye ilişkin ücreti peşin ödeyerek işçiyi derhal işten çıkarma imkânı da tanımıştır. Bu durumda ihbar süresi fiilen çalışılmadan, tazminat yoluyla “para karşılığı” kullanılmış sayılır.

  • İhbar süresi, tarafların fesih iradesini bildirmesinden sonra işlemeye başlar.
  • Kanuni süreler asgari olup, sözleşmeyle yalnızca uzatılabilir.
  • Süreye uyulmaması halinde ihbar tazminatı gündeme gelir.

Bu kurallar, özellikle işten çıkarılan işçi açısından, “ihbar süresini çalışmak zorunda mıyım, yoksa tazminat alıp hemen ayrılabilir miyim?” sorusunun cevabını belirler niteliktedir.

İhbar Süresi Ne Kadar ve Nasıl Hesaplanır?

İhbar süresinin uzunluğu, işçinin aynı işverene bağlı olarak çalıştığı süreye göre kademeli şekilde belirlenir. İş Kanunu’na göre kıdem arttıkça ihbar süresi de artar. Bu sistem, uzun süreli çalışması olan işçiye daha uzun planlama ve iş arama süresi tanınmasını amaçlar. İhbar süresi hesabında dikkate alınan kıdem, işçinin aynı işverene bağlı tüm hizmet sürelerini kapsar; aralıklı çalışmaların, deneme süresinin veya kısmi süreli işlerin duruma göre toplam hizmet süresine dahil edilmesi gerekebilir.

Aşağıdaki tablo, kanundaki temel ihbar sürelerini özetlemektedir:

İşyerindeki Kıdem Süresiİhbar Süresi (Hafta)İhbar Süresi (Gün)
6 aydan az2 hafta14 gün
6 ay – 1,5 yıl arası4 hafta28 gün
1,5 yıl – 3 yıl arası6 hafta42 gün
3 yıldan fazla8 hafta56 gün

İhbar tazminatı hesaplanırken, ilgili süreye karşılık gelen giydirilmiş brüt ücret esas alınır. Giydirilmiş ücret; çıplak brüt ücretin yanında, düzenli olarak ödenen prim, ikramiye, yol-yemek yardımı gibi parasal menfaatlerin de günlük ücrete eklenmiş halidir. Örneğin 3 yıldan fazla kıdemi olan bir işçi için 8 haftalık ihbar süresi esas alınır; giydirilmiş günlük ücret 56 ile çarpılarak brüt ihbar tazminatı bulunur, ardından yasal kesintiler yapılır.

İşveren, ihbar süresini fiilen kullandırmak yerine bu brüt tutarı peşin ödemeyi tercih edebilir. Bu durumda işten çıkarılan işçi ihbar süresini çalışmadan hemen ayrılır; ancak ihbar süresine karşılık düşen ücreti tazminat olarak almış olur. Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, işçinin ihbar süresini çalıştırılmadan işten çıkarılıp ihbar tazminatı da ödenmeden ayrılmasıdır; bu durumda işçi dava yoluyla ihbar tazminatını talep edebilir.

İhbar Süresi Nasıl İşler ve Ne Zaman Başlar?

İhbar süresinin başlangıcı ve nasıl işleyeceği, işten çıkarılan işçinin ihbar süresini çalışmak zorunda olup olmadığının anlaşılması açısından kritik öneme sahiptir. Kanuna göre ihbar süresi, fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı tarihten itibaren başlar. Yazılı fesih bildirimi posta ile gönderilmişse, tebliğ tarihi esas alınır; elden imza karşılığı verildiyse, imza tarihi başlangıç kabul edilir. Fesih bildiriminin sözlü yapılması, ispat sorunlarına yol açacağından uygulamada ciddi risk taşır.

İhbar süresinin hafta hesabı, bildirimin yapıldığı haftanın aynı gününe göre yapılır. Örneğin 4 haftalık ihbar süresine tabi bir işçi için fesih bildirimi salı günü yapılmışsa, ihbar süresi dört hafta sonra yine salı günü sona erer. Yargıtay uygulamasında, işçinin sağlık raporu (istirahat raporu) ile istisnai durumlar da dikkate alınmakta; rapor süresi içinde yapılan fesih bildiriminin hukuki sonuçlarının rapor bitiminde doğacağı kabul edilmektedir. Bu durumda ihbar süresi de raporun bitiminden itibaren işlemeye başlar.

İhbar süresi boyunca iş sözleşmesi yürürlüktedir; işçi çalışmaya, işveren de ücret ödemeye devam eder. İşçinin yıllık izin kullanması, hastalık raporu alması gibi durumlar, somut olaya göre ihbar süresinin işleyişinde farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Özellikle işverenler açısından, fesih bildirimini yaparken işçinin raporlu veya izinli olması gibi hususlara dikkat edilmemesi sonradan davalarda aleyhe sonuçlar doğurabilmektedir.

İhbar Süresinde İş Arama İzni Var Mıdır?

İhbar süresinde işçi bir yandan mevcut işini yürütürken diğer yandan da yeni bir iş bulmak zorunda olduğundan, kanun koyucu işçinin fiilen iş arayabilmesini sağlamak için özel bir hak tanımıştır. İş Kanunu’na göre, ihbar süresi içinde işveren, işçiye yeni iş araması için çalışma saatleri içinde günde en az 2 saat ücretli iş arama izni vermek zorundadır. Bu izin, işçinin normal çalışma süresinden düşülür; izin kullanılan süreler için ücret kesintisi yapılamaz.

İş arama izni, ihbar süresinin uzunluğuna göre toplam saat olarak da hesaplanabilir. Örneğin;

  • 2 haftalık (14 gün) ihbar süresinde en az 28 saat,
  • 4 haftalık (28 gün) ihbar süresinde en az 56 saat,
  • 6 haftalık ihbar süresinde en az 84 saat,
  • 8 haftalık ihbar süresinde en az 112 saat

iş arama izni kullandırılması gerekir. İşçi isterse bu izinleri birleştirerek topluca da kullanabilir; örneğin son birkaç günde tam gün izin şeklinde değerlendirebilir. Bu durumda işverenle izinlerin planlanması önemlidir.

İşveren, iş arama izni vermez veya eksik kullandırırsa, kullandırılmayan izin sürelerine ilişkin ücreti işçiye ödemekle yükümlüdür. Dahası, işçiyi bu sürede fiilen çalıştırırsa, Yargıtay uygulamasına göre işçi hem normal ücretine hem de çalıştırıldığı bu süreler için ayrıca yüzde yüz zamlı ücrete hak kazanır. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, iş arama izninin hiç kullandırılmaması veya formel olarak evrak düzenlenip fiilen izin verilmemesidir. İş arama izninin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir; bu nedenle işverenlerin bu süreci belgeyle desteklemesi önemlidir.

İhbar Süresi Çalışmak Zorunlu Mu?

Çekirdek soru olan “İşten çıkarılan işçi ihbar süresini çalışmak zorunda mı?” konusu, ihbar süresinin hukukî niteliği ile doğrudan bağlantılıdır. Kural şudur: İhbar süresi içinde iş sözleşmesi devam ettiği için, işçi iş görme borcunu yerine getirmek zorundadır. Yani işveren, iş sözleşmesini süreli fesih yoluyla sona erdirme kararı almışsa ve ihbar süresini fiilen işletmek istiyorsa, işçi bu süre boyunca işe gelip çalışmakla yükümlüdür. İşçi bu süre dolmadan işe gelmeyi bırakırsa, ihbar süresine uymadan sözleşmeyi terk etmiş sayılabilir ve işveren, ihbar tazminatı talep edebilir.

Ancak kanun, işverene alternatif bir yol tanımıştır. İşveren, ihbar süresini çalıştırmak yerine, ihbar süresine ait ücreti peşin ödeyerek işçiyi derhal işten çıkarabilir. Bu durumda işçi ihbar süresini fiilen çalışmaz; ama bu sürenin karşılığı olan ücreti “ihbar tazminatı” olarak almış olur. Uygulamada sıkça görülen bir diğer senaryo da, işten çıkarılan işçinin ihbar süresini çalışmak istememesi ve “ben bugün ayrılmak istiyorum” demesidir. Bu durumda, tarafların anlaşmasıyla ihbar süresinin fiilen kullanılmaması mümkün olmakla birlikte, kural olarak ihbar süresine uyulmazsa ilgili tarafın ihbar tazminatı ödemesi gerekir.

Yargıtay uygulamasında, bazı işyerlerinde teamül haline gelmiş şekilde istifa eden işçilerden ihbar tazminatı istenmemesi gibi özel durumlarda farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Ancak genel kural değişmez: İhbar süresi tercih değil, kanuni bir yükümlülüktür; çalışılmaması halinde tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Bu nedenle işten çıkarılan işçi, ya ihbar süresini çalışmayı ya da ihbar tazminatı alarak/ödeyerek ayrılmayı hukuki sonuçlarıyla birlikte değerlendirmelidir.

İhbar Süresi Ödenir Mi ve İşten Çıkarılan İşçi İhbar Süresini Kullanmak İstemezse Ne Olur?

İhbar süresinde temel prensip, işçinin çalıştığı her gün için normal ücretine hak kazanmasıdır. İhbar süresi boyunca işçi hem fiilen çalıştığı süreler için hem de iş arama izninde geçirdiği süreler için ücret alır; zira iş arama izni ücretli bir izindir. Dolayısıyla ihbar süresi, “ücretsiz bekleme dönemi” değil, işçinin ücretli olarak çalışmaya devam ettiği bir geçiş dönemidir.

İhbar süresine uyulmaması halinde ise devreye ihbar tazminatı girer. İşveren, işçiyi ihbar süresini çalıştırmadan derhal çıkarmak isterse, ihbar süresine tekabül eden ücreti peşin ödemek zorundadır. Aynı şekilde işçi, ihbar süresine uymadan işi bırakırsa, bu defa işveren işçiden ihbar tazminatı talep edebilir. İhbar tazminatı, ihbar süresine karşılık gelen gün sayısının, işçinin giydirilmiş günlük ücretiyle çarpılması ve yasal kesintilerin yapılmasıyla hesaplanır.

İşten çıkarılan işçi ihbar süresini kullanmak istemezse, yani işveren ihbar süresi vererek fesih yapmış, ancak işçi “ben hemen ayrılmak istiyorum” demişse, burada tarafların anlaşması önem kazanır. İşveren, işçiyi hemen bırakmayı kabul edebilir; fakat bu durumda ihbar süresinin kalan kısmına karşılık gelen tazminat talep etme hakkı teorik olarak doğar. Bazı durumlarda işveren bu hakkını kullanmaktan vazgeçebilir; bu tür yazılı feragat veya işyeri teamülleri sonraki uyuşmazlıklarda belirleyici olabilir. İşçi açısından en güvenli yol, ihbar süresinin sonuna kadar çalışmak veya ihbar tazminatıyla ilgili açık bir anlaşmaya varmaktır; aksi halde ileride aleyhine tazminat talepleriyle karşılaşabilir.

İstifa Edince İhbar Süresi Zorunlu Mu ve İstifa Eden İşçi İçin İhbar Süresi Ne Kadar?

İhbar süresi yalnızca işten çıkarılan işçi için değil, istifa eden işçi için de geçerlidir. İşçi, haklı bir sebep olmaksızın istifa ediyorsa, İş Kanunu’ndaki ihbar sürelerine uymakla yükümlüdür. Yani işten ayrılmak isteyen işçi, işverene önceden fesih bildiriminde bulunmalı ve kendi kıdemine uygun ihbar süresi boyunca çalışmaya devam etmelidir. Bu süreler, işten çıkarma halinde olduğu gibi, istifa halinde de aynıdır.

İstifa eden işçi için ihbar süreleri şu şekildedir:

  • İşi 6 aydan az sürmüşse 2 hafta,
  • 6 ay – 1,5 yıl arası sürmüşse 4 hafta,
  • 1,5 – 3 yıl arası sürmüşse 6 hafta,
  • 3 yıldan uzun sürmüşse 8 hafta.

İşçi haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanıyorsa (örneğin sağlık sebepleri, ücretlerin ödenmemesi, işyerinde ciddi baskı veya taciz gibi İş Kanunu’nda sayılan haller), bu durumda ihbar süresine uymak zorunda değildir. Buna karşılık, haklı sebep olmaksızın istifa edip ihbar süresine uymadan işten ayrılan işçiden ihbar tazminatı talep edilebilir.

Yargıtay bazı kararlarında, işyerinde yerleşmiş uygulama gereği istifa eden işçilerden ihbar tazminatı talep edilmediğinin ispatlandığı durumlarda, işçinin ihbar süresine uymadan ayrılması halinde dahi tazminat sorumluluğu doğmayabileceğini kabul etmiştir. Ancak bu istisnai durumlardır ve her işyeri için geçerli değildir. Bu nedenle istifa etmek isteyen işçi, ister işten çıkarma ister istifa söz konusu olsun, ihbar süresinin ve ihbar tazminatının kendi somut durumuna göre nasıl uygulanacağını dikkatle değerlendirmelidir.

Hangi Durumlarda İhbar Süresi Olmaz?

Her fesih halinde ihbar süresi aranmaz. Kanun ve Yargıtay içtihatları, bazı hallerde ihbar süresinin uygulanmayacağını açıkça ortaya koymuştur. Öncelikle, belirli süreli iş sözleşmeleri normalde ihbar süresine tabi değildir; süre sonunda kendiliğinden sona erer. Çok uzun süreli belirli süreli sözleşmeler için TBK’da öngörülen istisnalar saklıdır. Bunun dışında, İş Kanunu’nda düzenlenen haklı nedenle derhal fesih hallerinde ihbar süresi söz konusu olmaz. İşçinin haklı nedenle feshi (örneğin ağır sağlık riski, ücretin ödenmemesi, işverenin onur kırıcı davranışları) veya işverenin haklı nedenle feshi (örneğin işçinin hırsızlık yapması, devamsızlığı) halinde sözleşme derhal sona erer ve ihbar süresi uygulanmaz.

Yargıtay kararları uyarınca, iş sözleşmesinin emeklilik, askerlik veya evlilik gibi özel sebeplerle sona erdirildiği durumlarda da ihbar süresi aranmadığı kabul edilmektedir. Ayrıca işçinin ölümü halinde sözleşme doğal olarak sona erer; ihbar süresi gündeme gelmez. Bu tür durumlarda iş sözleşmesinin ani sona ermesi, ihbar süresinin sağladığı geçiş döneminin fiilen uygulanmasına imkan vermemektedir.

Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, haklı nedenle fesih şartları oluşmadığı halde “haklı fesih” başlığı altında derhal fesih yapılması ve ihbar süresine hiç uyulmamasıdır. Bu durumda, fesih sonradan mahkemece haksız fesih olarak değerlendirilirse hem ihbar tazminatı hem de diğer tazminat kalemleri gündeme gelebilir. Bu sebeple işverenler, haklı nedenle fesih kararı verirken şartların gerçekten oluşup oluşmadığını dikkatle değerlendirmeli; işçiler de haklı fesih iddiasıyla derhal ayrılmadan önce hukuki danışmanlık almalıdır.

SSS – İşten Çıkarılan İşçi İhbar Süresini Çalışmak Zorunda Mı?

İşten çıkarılan işçi ihbar süresi boyunca mutlaka çalışmak zorunda mıdır?

Kural olarak evet. Süreli fesih halinde ihbar süresi içinde iş sözleşmesi devam eder ve işçi iş görme borcunu yerine getirmek zorundadır. İşveren, ihbar süresini kullandırmak yerine bu sürenin ücretini peşin ödeyip işçiyi derhal işten çıkarabilir. Bu durumda işçi ihbar süresini fiilen çalışmaz, ancak karşılığını ihbar tazminatı olarak alır.

İşten çıkarılan işçi ihbar süresini kullanmak istemezse ne olur?

İşçi “ben bu süreyi beklemek istemiyorum, hemen ayrılmak istiyorum” derse, tarafların anlaşmasıyla ihbar süresinin fiilen kullanılmaması mümkündür. Ancak genel prensip, ihbar süresine uyulmayan kısma karşılık gelen tazminatın ilgili tarafa ödenmesidir. İşveren bu tazminat hakkından feragat edebilir; bu tür feragatlerin ileride uyuşmazlık yaşanmaması için yazılı olarak yapılması önemlidir.

İhbar süresi içinde işçi ücret ve iş arama izni hakkını kaybeder mi?

Hayır. İhbar süresi boyunca işçi hem fiilen çalıştığı süreler için hem de iş arama izni kullandığı süreler için ücret alır. İş arama izni günde en az 2 saat olmak üzere ücretli bir haktır. İşveren bu izinleri vermez veya bu sürelerde işçiyi çalıştırırsa, kullanılmayan izin süreleri için normal ücrete ek olarak zamlı ücret ödeme yükümlülüğü doğabilir.

Hangi hallerde işten çıkarılan işçi için ihbar süresi uygulanmaz?

Haklı nedenle derhal fesih hallerinde (örneğin ağır ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık, ciddi sağlık riskleri, zorlayıcı sebepler gibi kanunda sayılan durumlar) ihbar süresi uygulanmaz. Ayrıca belirli süreli iş sözleşmeleri, emeklilik, askerlik, evlilik nedeniyle sona eren sözleşmeler ve işçinin ölümü gibi hallerde de ihbar süresi kural olarak aranmaz. Bu durumlarda iş sözleşmesi ani şekilde sona erer ve taraflara ihbar süresi tanınmaz.

“İşten Çıkarılan İşçi İhbar Süresini Çalışmak Zorunda Mı?” üzerine 8 yorum

  1. 6 ayı geçkin isyerindeyim evvelki gün beni yeterli ürün sayısı vermiyorum gerekçesiyle çıkış yapicam dedi para vermiyorum dedi onn yerine 1 ay çalışmaya devam edeceksin dedi bende benim ihbarimi verin ben bu şekilde çalışırım çalışırsam zaten hakkım olan maaşı alcam benim ihbar tazminatim niye verilmiyor dedim bizde böyle dedi o onume bir kağıt verdi kağıdı imzalamadim iki gündür yarın normal devam etcem bunun sonucu ne olabilir
    benim ihbarimi hemn vermek zorunda degilmi

    Yanıtla
  2. Merhaba isveren işciye verdigi ihbar süresi bitince isciyi çagirip yerine uygun birini henüz bulamadim 15 gun daha birini bulana kadar calisirmisin diyebilir mi ? Diyelim ki evet dedim ya da hayır dedim sonuçları ne olur

    Yanıtla
      • merhabalar. ihbar bildiren işçiyi isveren calistirmadan direk istifa olarak cikartabilir mi?? yoksa ihbqr suresini beklemek zorunda mi?

        Yanıtla
  3. 4aydır çalıştığım işten çıkarıldım. ihbarda çalışmamayı tercih ediyorum,fakat işveren istifa yazdırmayı talep ediyor ve ihbar tazminatı ödemeyeceğini belirtti bu durumda ne yapmalıyım

    Yanıtla

Yorum yapın

Hemen Ara