1 Yıllık Kira Sözleşmesi Yenilenmezse Ne Olur?

Uygulamada en çok merak edilen sorulardan biri, 1 yıllık kira sözleşmesi yenilenmezse ne olur sorusudur. Birçok kiracı, sürenin dolmasıyla birlikte sözleşmenin kendiliğinden biteceğini ve evden çıkmak zorunda kalacağını düşünürken; birçok ev sahibi de yalnızca sürenin sona ermesine dayanarak kiracısını tahliye edebileceğini zannetmektedir. Oysa konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu, kiracıyı koruyan özel hükümler öngörmekte; sözleşmenin süresinin dolması, tek başına tahliye sebebi olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle, kira süresinin sona ermesi ile sözleşmenin yenilenmemesi kavramlarının hukuken ne anlama geldiğinin doğru anlaşılması son derece önemlidir.

Bu makalede, 1 yıllık kira sözleşmesinin bitiminde sözleşmenin devam edip etmeyeceği, kiracının ve kiraya verenin fesih hakları, kira ilişkisinin hangi şartlarda otomatik uzadığı ve ev sahibinin hangi durumlarda tahliye talebinde bulunabileceği sistematik biçimde ele alınacaktır. Ayrıca, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında öne çıkan ölçütler ve uygulamada hem kiracıların hem de ev sahiplerinin en sık yaptığı hatalar da değerlendirilecektir. Böylece, 1 yıllık kira sözleşmesi yenilenmezse ne olur sorusuna yalnızca teorik değil, pratikte yol gösterici bir çerçeve sunulacaktır.

Kira Kontratı Yenilenmezse Devam Eder Mi?

Belirli süreli kira sözleşmesi (başlangıç ve bitiş tarihi belirlenmiş sözleşme) kural olarak süresinin sonunda kendiliğinden sona erer gibi görünse de, konut ve çatılı işyeri kiraları bakımında bu genel ilke önemli ölçüde yumuşatılmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca, kiracı sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce yazılı olarak fesih bildiriminde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzamış sayılır. Bu hüküm, kiracının korunmasını amaçlayan özel bir düzenlemedir ve Yargıtay kararlarında da istikrarlı biçimde uygulanmaktadır.

Dolayısıyla, “kira kontratı yenilenmezse devam eder mi?” sorusunun cevabı, tarafların davranışına göre şekillenir. Kiracı, sürenin bitiminde kiralananı kullanmaya devam eder, kiraya veren de bu duruma itiraz etmez ve tahliye yoluna gitmez ise fiili kira ilişkisi devam eder ve kanuni uzama devreye girer. Uygulamada sık rastlanan hata, yazılı bildirim yapılmadığı halde “nasıl olsa yeni kontrat yapılmadı, sözleşme bitti” düşüncesiyle hareket edilmesidir. Oysa yeni bir kağıt üzerinde sözleşme imzalanmamış olsa bile, kanuni uzama mekanizması nedeniyle kira ilişkisi aynen sürer.

Yargıtay, bu tür uyuşmazlıklarda özellikle şu noktayı denetler: Kiracı, sürenin dolmasından önce kira sözleşmesini sona erdirmek istediğini karşı tarafa süresinde ve ispatlanabilir bir şekilde bildirmiş midir? Eğer böyle bir bildirim yoksa ve kiracı kullanıma devam etmişse, sözleşmenin yenilenmediğini değil, aksine kanunen uzadığını kabul eder. Bu nedenle, kira kontratının “yenilenmemesi” ile “hiçbir hukuki uzama olmaması” birbirinden farklı kavramlardır.

1 Yıllık Kira Sözleşmesi Bitince Ne Olur?

1 yıllık kira sözleşmesi bitince, salt sürenin dolmuş olması, kiracının otomatik olarak tahliyesi anlamına gelmez. Kanun, kiracının fesih bildiriminde bulunmaması halinde sözleşmenin bir yıl daha uzayacağını açıkça düzenlemiştir. Bu bakımdan kira süresinin sona ermesi, yalnızca taraflara belirli fesih haklarını kullanabilme imkânı tanıyan hukuki bir eşiktir; başlı başına tahliye sebebi değildir. Kiracı, bir sonraki dönem için kiralananı kullanmak istemiyorsa, bitiş tarihinden en az 15 gün önce kiraya verene yazılı bildirimde bulunmalıdır.

Uygulamada en önemli sorunlardan biri, kiracıların “sözleşme 1 yıl doldu, artık çıkabilirim” düşüncesiyle hiçbir bildirim yapmadan taşınmalarıdır. Kiraya veren daha sonra, sözleşmenin otomatik uzadığını ileri sürerek, yeni kira yılına ilişkin bedeli talep edebilmektedir. Yargıtay, fesih bildiriminin yapıldığını ve süresinde olduğunu ispat yükünü kiracıya yükler; bu bildirimin sözlü veya ispatı güç kanallarla yapılmış olması kiracının aleyhine sonuç doğurabilir. Bu sebeple, fesih bildiriminin noter ihtarı, iadeli taahhütlü mektup veya hukuken güçlü delil değeri olan yazılı araçlarla yapılması gerekir.

Özetle, 1 yıllık kira sözleşmesi bitince, kiracının yasal sürede bildirimde bulunmaması veya kiraya verenin hukuka uygun bir tahliye sebebine dayanmaması durumunda, kira ilişkisi aynı şartlarla bir yıl daha devam eder. Bu noktada, “sözleşme bitti, yenilenmedi” söylemi, çoğu zaman hukuki gerçekliği yansıtmaz ve taraflar açısından ciddi hak kayıplarına sebep olabilir.

Kira Sözleşmesi Yenilenmezse Otomatik Uzar Mı?

Kira sözleşmesi yenilenmezse otomatik uzar mı?” sorusu, özellikle konut kiralarında sıkça gündeme gelir. Burada “otomatik uzama”, tarafların ayrıca bir sözleşme imzalamalarına gerek olmaksızın, kanundan doğan uzama mekanizmasını ifade eder. TBK m.347’ye göre, kiracı sürenin bitiminden en az 15 gün önce yazılı fesih bildiriminde bulunmadıkça, sözleşme aynı şartlarla bir yıl süreyle uzamış sayılır. Bu hüküm, kiraya verene tanınmış bir hak değil, kiracıyı koruyan bir güvence niteliğindedir.

Dolayısıyla, “yenileme” kavramı ile “otomatik uzama” kavramı karıştırılmamalıdır. Yenileme, çoğu kişi tarafından yeni bir kira sözleşmesi imzalanması şeklinde algılanmaktadır. Oysa otomatik uzamada, mevcut sözleşme aynı hükümlerle devam eder; yeni bir metin düzenlenmesi zorunlu değildir. Uygulamada kiraya verenler, yeni sözleşme imzalamadıkları takdirde kira ilişkisinin bittiğini düşünmekte ve kiracıdan taşınmasını talep edebilmektedir. Bu yaklaşım, kanuni düzenlemeyle çelişir ve tahliye davalarında kiraya veren aleyhine sonuç doğurabilir.

Öte yandan otomatik uzama, kira şartlarının hiç değişmeyeceği anlamına da gelmez. Taraflar, uzama döneminde kira bedeli gibi bazı hükümleri karşılıklı anlaşarak güncelleyebilir. Bu güncellemelerin yazılı bir ek protokolle kayıt altına alınması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önemlidir. Kısacası, kira sözleşmesinin yenilenmemesi durumunda da, kanuni şartlar oluştuğu sürece otomatik uzama mekanizması devreye girer ve sözleşme kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Kira Kontratı Yenilenmezse Kaç Yıl Geçerli?

Kira kontratı yenilenmezse kaç yıl geçerli?” sorusu, aslında kira sözleşmesinin uzama yılları ve kiraya verenin fesih imkânları ile doğrudan bağlantılıdır. Belirli süreli kira sözleşmeleri, kiracının fesih bildirimi yapmaması halinde her uzama döneminde birer yıllık sürelerle devam eder. Bu uzama, kanundan kaynaklandığı için, tarafların ayrıca yenileme işlemi yapmasına gerek yoktur. Uygulamada kira sözleşmeleri çoğu zaman peş peşe on yıllarca sürebilmekte, buna rağmen hukuken tek bir kira ilişkisi varlığını korumaktadır.

Kiraya veren bakımından kritik eşik, TBK m.347’de düzenlenen 10 uzama yılıdır. Sözleşmenin başlangıç süresi dolduktan sonra, kira ilişkisi on kez birer yıl uzamışsa, bu “10 uzama yılı” olarak kabul edilir. Bu sürenin dolmasını takip eden her yeni kira yılının bitimi için kiraya veren, en az 3 ay önce yapacağı yazılı bildirimle sözleşmeyi feshedebilir ve kira yılının sonunda tahliye talep edebilir. Yargıtay, bu sürelerin yanlış hesaplanması, 3 aylık bildirim süresine uyulmaması veya ihtarnamenin içeriğinin hatalı düzenlenmesi halinde tahliye taleplerini reddedebilmektedir.

Dolayısıyla, kira kontratı yenilenmezse “5 yıl geçerli”, “10 yıl otomatik sürer” gibi sabit bir süre vermek doğru değildir. Kira sözleşmesi, kiracının fesih bildiriminde bulunmaması ve kiraya verenin de kanuni tahliye sebeplerinden birine dayanarak sözleşmeyi sona erdirmemesi halinde, uzama yılları ile birlikte süresiz gibi devam edebilir. Burada belirleyici olan; kanuni uzama hükümlerinin, bildirime dayalı fesih haklarının ve tahliye nedenlerinin doğru uygulanmasıdır.

1 Yıllık Kira Sözleşmesi Bitince Ev Sahibi Kiracıyı Çıkarabilir Mi?

1 yıllık kira sözleşmesi bitince ev sahibi kiracıyı çıkarabilir mi sorusunun cevabı, kural olarak “hayır”dır. Kiraya veren, yalnızca sözleşmenin süresinin dolmasına dayanarak kiracıyı tahliye edemez. TBK m.347 açık biçimde, kiraya verenin sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceğini düzenler. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının barınma hakkını koruyan temel güvencelerden biridir.

Ev sahibinin tahliye imkânı, ancak kanunda sayılan özel nedenlerden birinin varlığı halinde gündeme gelir. Bu noktada, mahkemelerin ve Yargıtay’ın özellikle üzerinde durduğu husus, ileri sürülen tahliye sebebinin gerçek, samimi ve ispat edilebilir olmasıdır. Örneğin ihtiyaç nedeniyle tahliyede, kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının gerçekten o konutta oturma ihtiyacı içinde olması; tadilat nedeniyle tahliyede, yapılacak işlerin konutta yaşamayı imkânsız hale getirecek ölçüde esaslı nitelikte bulunması gerekir.

Uygulamada ev sahiplerinin yaptığı en ciddi hatalardan biri, “1 yıl doldu, artık kiracıyı çıkarabilirim” varsayımıyla hareket ederek haksız baskı kurmalarıdır. Bu tür yaklaşımlar, ileride açılacak davalarda kiraya verenin kötü niyetli olduğunu gösteren delillere dönüşebilir ve aleyhe sonuç doğurabilir. Bu nedenle, 1 yıllık kira sözleşmesi bitince ev sahibi kiracıyı ancak kanundaki tahliye nedenlerinden birine dayanarak ve usule uygun şekilde tahliye edebilir; sürenin dolmuş olması tek başına yeterli değildir.

Ev Sahibi Kiracıyı Çıkarmak İstiyorsa Ne Yapmalıdır?

Ev sahibi, 1 yıllık kira sözleşmesi sonrasında kiracıyı tahliye etmek istiyorsa, öncelikle hangi tahliye sebebine dayanacağını doğru belirlemelidir. Tahliye sebebinin yanlış seçilmesi veya hukuki dayanağı olmayan gerekçelerle dava açılması, davanın reddine ve gereksiz zaman kaybına yol açar. Temel tahliye sebeplerini ana hatlarıyla şu şekilde özetlemek mümkündür:

Tahliye SebebiKısa Açıklama
İhtiyaç NedeniEv sahibi veya kanunda sayılan yakınlarının konuta gerçek ve samimi ihtiyaç duyması
Tadilat NedeniKonutta yapılacak esaslı tadilatın, kullanımını imkânsız hale getirmesi
Tahliye TaahhütnamesiKiracının belirli tarihte çıkmayı yazılı ve geçerli şekilde taahhüt etmiş olması
Kiranın ÖdenmemesiKiranın zamanında ve tam ödenmemesi, ihtara rağmen eksikliğin giderilmemesi

Örneğin, tahliye taahhütnamesi (kiracının belirli bir tarihte evi boşaltmayı yazılı olarak kabul ettiği belge) geçerli ise, taahhütte belirtilen tarihten itibaren bir ay içinde tahliye davası açılabilir veya ilamsız icra yoluyla tahliye istenebilir. Ancak taahhütnamenin kira sözleşmesinden sonra düzenlenmiş olması, kiracı tarafından bizzat imzalanması ve tarih içermesi gibi şartlar aranır. Yargıtay, bu şartları taşımayan taahhütnameleri geçerli kabul etmemektedir.

İhtiyaç veya tadilat nedeniyle tahliyede ise, kira döneminin sonunda ve kanunda belirtilen süreler gözetilerek dava açılması gerekir. Kiraya verenin gerçek ihtiyacının bulunmadığı veya tadilatın zorunlu olmadığı kanaatine varılırsa, tahliye talebi reddedilebilir. Bu nedenle ev sahibi, kiracıyı çıkarmadan önce somut olaya en uygun tahliye sebebini belirlemeli, gerekli ihtarları süresinde göndermeli ve süreci mutlaka hukuki destekle yürütmelidir.

Kira Sözleşmesinin Yenilenmemesi Durumunda Yasal Süreçler

Kira sözleşmesinin yenilenmemesi ifadesi, pratikte taraflar arasında sıkça kullanılan ancak hukuken karışıklığa yol açan bir ifadedir. Kanun bakımından asıl önemli olan, süresinde ve usulüne uygun fesih bildirimi yapılıp yapılmadığı ve taraflardan birinin tahliye sebebine dayanıp dayanmadığıdır. Kiracı, sözleşmenin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimi kiraya verene ulaştırmazsa, sözleşme kanunen uzar. Kiraya veren ise tahliye sebebine dayanıyorsa, ilgili kira döneminin sonu ve kanuni bildirim süreleri dikkate alınarak dava veya icra takibi başlatmalıdır.

Kiracı, sürenin bitiminde taşınmazı boşaltmazsa ve ortada geçerli bir tahliye sebebi varsa, kiraya veren öncelikle yazılı ihtarname gönderebilir; ardından tahliye davası açabilir veya şartları varsa icra yoluyla tahliye talep edebilir. Mahkeme, bu süreçte tarafların sözleşmeye uygun davranıp davranmadığını, tahliye sebebinin gerçekliğini ve bildirim sürelerine uyulup uyulmadığını değerlendirir. Yargıtay da temyiz aşamasında özellikle bu noktaları denetler.

Uygulamada, yasal süreçlerin yanlış işletilmesi sık görülen bir problemdir. Örneğin; ihtarnamenin yanlış kişiye gönderilmesi, tebligat adresinin hatalı olması, fesih bildiriminin süresinden sonra yapılması veya dava açma süresinin kaçırılması gibi hatalar, tahliye imkânını tamamen ortadan kaldırabilir. Bu nedenle, kira sözleşmesinin yenilenmemesi durumunda izlenecek yasal adımların, hem süreler hem de usul kuralları açısından dikkatle planlanması gerekir.

Kiracının Hakları ve Yükümlülükleri

Kira sözleşmesi yenilenmediğinde veya uzama dönemine girildiğinde, kiracının hakları ve yükümlülükleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Kiracı, kira sözleşmesi devam ettiği sürece kiralananı kullanma hakkına sahiptir ve bu hak keyfi şekilde ortadan kaldırılamaz. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının sözleşme süresinin bitimine dayanılarak tahliye edilmesine izin verilmemiş olması da bu korumanın bir sonucudur. Ancak kiracı, bu korumadan yararlanırken sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmekle de sorumludur.

Kiracının başlıca yükümlülükleri; kira bedelini zamanında ve tam ödemek, kiralananı sözleşmeye uygun şekilde kullanmak, komşuluk hukukuna aykırı davranışlarda bulunmamak ve kiralanana olağan kullanımın ötesinde zarar vermemektir. Kira bedelinin sürekli geç veya eksik ödenmesi, kiralananın amacı dışında kullanılması veya ciddi rahatsızlık verici davranışlarda bulunulması durumunda, kiraya verenin tahliye imkânı doğabilir. Yargıtay, özellikle kira bedelinin ödenmemesi halinde, ihtar ve süre tanınması prosedürlerine uyulup uyulmadığını yakından incelemektedir.

Kiracı açısından sık yapılan hatalardan biri, fesih bildirimini süresinde ve yazılı yapmamak, diğeri ise haklarını bilmeden baskıyla tahliyeye razı olmaktır. Kiracı, haksız tahliye baskısıyla karşılaştığında; sözleşme hükümlerini, kanundaki koruyucu düzenlemeleri ve Yargıtay uygulamasını dikkate alarak hareket etmeli, gerekirse uzman bir avukattan destek almalıdır. Aksi halde, hem kira borcu devam ederken hem de barınma hakkı zayıflamış bir durumda kalabilir.

Kira Sözleşmesi Yenilenmezse Taşınma Zorunluluğu

Kira sözleşmesi yenilenmezse taşınma zorunluluğu doğar mı?” sorusunun cevabı, çoğu zaman yanlış bilinen bir noktadır. Kiracının taşınma zorunluluğu, sözleşme süresinin dolmasına değil; kiracının süresinde fesih bildiriminde bulunmasına, kiraya verenin geçerli bir tahliye sebebine dayanmasına veya tarafların karşılıklı anlaşmasına bağlıdır. Yani, kiracı 1 yıllık sözleşme sonunda otomatik olarak taşınmak zorunda değildir; sözleşme kanunen uzamış sayılıyorsa, kiracının kira ilişkisini sürdürme hakkı vardır.

Kiracı kendi isteğiyle taşınmak istiyorsa, sürenin bitiminden en az 15 gün önce fesih bildirimini yapmalı ve taşınma planını bu tarihe göre şekillendirmelidir. Bildirim yapılmadan taşınılması, yeni uzama yılına ilişkin kira borcunun doğmasına ve ek mali yükümlülüklere yol açabilir. Buna karşılık, kiraya veren geçerli bir tahliye sebebine dayanarak tahliye kararı aldırmışsa, mahkeme veya icra yoluyla belirlenen süre içinde kiracının taşınması gerekir; aksi halde zorla tahliye gündeme gelebilir.

Pratikte, taraflar bazen sözlü mutabakatlarla hareket etmekte ve “nasıl olsa anlaştık” düşüncesiyle yazılı bir belge düzenlememektedir. Bu durum, daha sonra yaşanacak uyuşmazlıklarda ciddi ispat sorunları doğurur. Bu nedenle, kiracının taşınma iradesi, tahliye tarihleri ve varsa uzlaşma şartları mutlaka yazılı şekilde kayıt altına alınmalı; taşınma sürecinin hukuki zemini netleştirilmelidir.

Kira Kontratı Bittiğinde Yeniden Kontrat Yapılmazsa Ne Olur?

Kira kontratı bittiğinde yeniden kontrat yapılmaması, çoğu kişinin düşündüğünün aksine, kira ilişkisinin bittiği anlamına gelmez. Eğer kiracı kiralananı kullanmaya devam ediyor, kiraya veren de bu kullanıma ses çıkarmıyorsa; kanuni uzama hükümleri devreye girer ve sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır. Yeni bir kâğıt üzerinde sözleşme imzalanmaması, kira ilişkisinin ortadan kalktığı sonucunu doğurmaz. Yargıtay da bu tür durumlarda, fiili kullanım ve taraf davranışlarına bakarak kira ilişkisinin devam ettiğini kabul etmektedir.

Yeniden kontrat yapılmaması, özellikle kira bedeli ve yan giderler (aidat, ortak gider vb.) konusunda uyuşmazlıklara zemin hazırlayabilir. Taraflar, yeni dönemde kira bedelinde artış konusunda anlaşmış ancak bunu yazılı olarak kayıt altına almamış olabilir. Bu durumda hangi bedelin geçerli olduğu, hangi tarihten itibaren uygulanacağı gibi sorular mahkeme önüne taşındığında, ispat güçlükleri ortaya çıkar. Bu nedenle, her uzama döneminde olmasa bile, önemli şart değişikliklerinin yazılı ek protokollerle belirlenmesi, hem kiracı hem de kiraya veren için güvenli bir yoldur.

Öte yandan, kira kontratı bittiğinde yeniden kontrat yapılmaması, kiraya verenin elindeki tahliye imkânlarını da otomatik olarak artırmaz. Ev sahibi, yine kanundaki tahliye sebeplerinden birine dayanmak zorundadır; sözleşmenin yazılı metin olarak güncellenmemiş olması, tek başına tahliye sebebi oluşturmaz. Bu yönüyle bakıldığında, yeniden kontrat yapılmaması daha çok ispat ve sözleşme şartlarının netliği açısından risk taşır; kira ilişkisinin varlığı bakımından belirleyici değildir.

İlginizi Çekebilir; Mersin Kira Avukatı

Sıkça Sorulan Sorular

1 yıllık kira sözleşmesi yenilenmezse ne olur?

1 yıllık kira sözleşmesi sonunda kiracı, sürenin bitiminden en az 15 gün önce yazılı fesih bildiriminde bulunmazsa, sözleşme kanunen aynı şartlarla bir yıl daha uzar. Kiraya veren ise sırf sürenin dolduğunu gerekçe göstererek tahliye talep edemez. Dolayısıyla “yenilenmedi” ifadesi, günlük dilde kullanılsa da hukuken çoğu zaman doğru değildir; önemli olan, fesih bildiriminin süresinde ve ispatlanabilir şekilde yapılıp yapılmadığı ve kanundaki tahliye sebeplerinden birinin mevcut olup olmadığıdır.

1 yıllık kira süresi dolunca kiracı otomatik olarak evden çıkmak zorunda mı?

Hayır. Kiracı, sürenin dolmasıyla birlikte otomatik olarak taşınmak zorunda değildir. Eğer kiracı taşınmak istiyorsa, bitiş tarihinden en az 15 gün önce kiraya verene yazılı fesih bildirimi yapmalı ve taşınma sürecini bu tarihe göre planlamalıdır. Bildirim yapılmazsa, sözleşme bir yıl daha uzar ve kiracı yeni dönem kira borcundan sorumlu olmaya devam eder. Ev sahibi ise, yalnızca süre doldu diye kiracıyı tek taraflı olarak çıkaramaz.

Ev sahibi 10 yıl dolmadan kiracıyı hiç mi çıkaramaz?

Ev sahibinin 10 uzama yılı dolmadan da kiracıyı tahliye edebileceği durumlar vardır. Konut ihtiyacı, konutta yapılacak esaslı tadilat, geçerli bir tahliye taahhütnamesi, kira bedelinin ödenmemesi veya kiracının sözleşmeye aykırı davranışları gibi hallerde, uygun sürelerde ihtar çekilerek ve dava/ icra yoluna başvurularak tahliye talep edilebilir. 10 uzama yılı kuralı, sadece süreye bağlı olarak yapılacak fesih bildirimi bakımından önem taşır; diğer tahliye sebeplerini ortadan kaldırmaz.

Tahliye taahhütnamesi geçerli olması için hangi şartları taşımalıdır?

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra düzenlenmiş olması, yazılı şekilde yapılması, kiracı tarafından bizzat imzalanması ve belirli bir tahliye tarihi içermesi gerekir. Uygulamada, kira sözleşmesiyle aynı anda veya boş tarihli imzalatılan taahhütnameler Yargıtay tarafından çoğunlukla geçersiz kabul edilmektedir. Geçerli bir tahliye taahhüdü varsa, taahhütte belirtilen tarihten itibaren bir ay içinde tahliye davası açılması veya icra yoluyla tahliye talep edilmesi mümkündür.

Yorum yapın

Hemen Ara