Kazada Sigorta Parası Kime Ödenir?

Kazada sigorta parası kime ödenir? sorusu, trafik kazası sonrası tazminat sürecinde en çok tereddüt edilen noktaların başında gelir. Birçok kişi, yalnızca aracı hasar gören malikin para alabileceğini zanneder; oysa zorunlu trafik sigortası, belli şartlar dahilinde hem araçtaki maddi zararları hem de yaralanma, sakatlık ve ölüm sebebiyle ortaya çıkan bedensel zararları karşılamak üzere düzenlenmiş bir teminat sistemidir. Bu nedenle kimi zaman ödeme doğrudan araç sahibine, kimi zaman bizzat yaralanan kişiye, kimi zaman da ölen kişinin geride kalan yakınlarına yapılır. Sigorta şirketlerinin, poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere, kusurlu sürücünün ve aracın işleteninin (aracı fiilen işleten ve hukuken sorumlu kabul edilen kişi) sorumluluğunu üstlendiği unutulmamalıdır. Aşağıda, kazadan sonra sigorta parasının kimlere, hangi şartlarla, hangi süreler içinde ve hangi kapsamda ödenebileceğini ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Kaza Anında Yapılması Gerekenler

Trafik kazasından sonra sigortadan tazminat alabilmenin ilk adımı, kaza anında doğru işlemleri yapmaktır. Çünkü ileride sigorta şirketine veya mahkemeye sunulacak tüm deliller, bu ilk dakikalarda oluşturulur. Öncelikle, olay yerinde can güvenliği sağlanmalı, mümkünse ikinci bir kazanın oluşmasını engellemek üzere gerekli işaretlemeler yapılmalıdır. Yaralı varsa derhal sağlık ekiplerine ve kolluk güçlerine haber verilmelidir. Basit hasarlı kazalarda bile tarafların kendi aralarında yalnızca sözlü anlaşma yapmaları, daha sonra zarar ve kusur tespiti yapılmasını zorlaştırır.

Kaza tespit tutanağının eksiksiz doldurulması, tarafların imzalarının alınması ve araçların, yolun, fren izlerinin fotoğraflarla kayıt altına alınması, kusur oranının belirlenmesi bakımından büyük önem taşır. Kusur oranı, sigortanın ne kadar ödeme yapacağını ve bu ödemenin kime yapılacağını doğrudan etkiler. Örneğin, tamamen kusurlu (yüzde yüz kusurlu) olan taraf kendi zararı için zorunlu trafik sigortasından ödeme alamazken, karşı tarafta yer alan kusursuz veya daha az kusurlu kişiler sigorta şirketine başvurarak tazminat talep edebilir.

Kazaya karışan sürücülerden birinin alkollü veya ehliyetsiz olması, ileride sigorta şirketinin rücu hakkını (ödedikten sonra sorumlu kişiye dönerek talep etme hakkı) gündeme getirebilir. Bu nedenle alkollü ya da ehliyetsiz sürücü şüphesi varsa mutlaka polis veya jandarmaya haber verilmelidir. Olay yerindeki her tutanak, her fotoğraf ve her tıbbi belge, sigorta şirketinin sorumluluğunun ve ödeyeceği tazminatın ispatında kullanılacak temel delillerdir.

Kazada Sigortadan Para Alma Şartları

Bir trafik kazasında sigorta şirketinden tazminat alınabilmesi için bazı temel koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Öncelikle gerçekleşmiş bir trafik kazası olmalı ve bu kaza sonucunda maddi veya bedensel bir zarar doğmalıdır. Yalnızca “tehlike atlatma” gibi somut zararın oluşmadığı haller, zorunlu trafik sigortası kapsamındaki tazminatlar açısından kural olarak ödeme konusu olmaz. İkinci şart, zarara neden olan aracın, kaza tarihinde yürürlükte olan bir zorunlu trafik sigortası (ZMSS) poliçesine sahip olmasıdır. Sigortasız araçlarda ise çoğu durumda kusurlu işleten ve sürücü bizzat sorumlu olur; bedensel zararlar için ayrıca Güvence Hesabı devreye girebilir.

Üçüncü önemli kriter, zararın poliçe kapsamına giren teminat türlerinden birine dahil olmasıdır. Zorunlu trafik sigortası, her zararı değil; genel şartlarda sayılan maddi hasar, bedensel zarar ve bazı ek kalemleri karşılar. Örneğin, manevi tazminat talepleri veya işletenin yakınlarının kendi mallarındaki zararlar zorunlu trafik sigortasının teminatı altında değildir. Dördüncü şart, sigorta şirketine usulüne uygun olarak yazılı başvuru yapılması ve gerekli belgelerin eksiksiz sunulmasıdır. Başvuru yapılmadan sigorta şirketinin kendiliğinden ödeme yapma yükümlülüğü yoktur.

Son olarak, tazminat talebinin hem zamanaşımı süresi hem de bazı durumlarda söz konusu olabilen hak düşürücü süreler içinde yapılmış olması gerekir. Zamanaşımı, belirli bir süre geçtikten sonra dava açma veya talepte bulunma hakkını düşüren hukuki süredir. Hak düşürücü süre ise, süresi dolduğunda hakkın kendisini ortadan kaldıran daha katı bir süredir. Örneğin, eksik tazminat ödemesine karşı iki yıl içinde itiraz edilmemesi, sonradan dava açılmasını imkânsız hale getirebilir.

Sigortanın Ödeme Yapacağı Durumlar

Zorunlu trafik sigortasının hangi hallerde ödeme yapacağı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu kapsamda sigorta şirketi; maddi zararlar teminatı ile araçta meydana gelen onarılabilir hasarı, hasar görmüş parçaların yenilenmesi veya tamiri için gereken masrafları belli limitler dahilinde karşılar. Ayrıca araç değer kaybı da teminat kapsamındadır; kazadan sonra aracın ikinci el piyasa değerindeki düşüş, uzman (ekspertiz) raporlarıyla hesaplanarak zarar görene ödenebilir.

Bedensel zararlar bakımından sigorta, geçici iş göremezlik (kısa süreli çalışamama), sürekli sakatlık ve ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatları ile tedavi ve sağlık giderlerini kapsar. Yaralanan kişi, kazaya bağlı tedavi masrafları ile çalışamadığı süreye ilişkin gelir kaybını, poliçe limitleri çerçevesinde sigortadan talep edebilir. Ölüm halinde ise ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu veya fiilen destek olduğu kişiler, destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanır ve bu ödeme doğrudan hak sahiplerine yapılır.

Buna karşın, manevi tazminat talepleri, zorunlu trafik sigortası teminatı dışında bırakılmıştır. Manevi tazminat, kazanın yarattığı elem ve ızdırabın karşılığı olarak hükmedilen ve maddi zarar hesaplamalarından farklı esaslara dayanan bir tazmin türüdür. Bu kalem, sigorta şirketinden değil; kusurlu sürücü ve işleten aleyhine açılacak ayrı davalarla istenebilir. Yargıtay uygulamasında da sigortacının yalnızca poliçe kapsamındaki kalemlerden ve teminat limitleri ölçüsünde sorumlu olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla sigorta parası, ancak genel şartlarda sayılan ve somut olayda ispatlanan zararlara karşılık olarak ödenir.

Trafik Kazası Sigorta Parası

Trafik kazası sigorta parası kime ödenir? sorusunun cevabı, zararın niteliğine ve hak sahibinin kim olduğuna göre değişir. Araçtaki maddi hasar açısından ödeme, kural olarak hasar gören aracın malikine veya onun yetkilendirdiği kişiye yapılır. Araç kiralıksa kiracının da bazı talepleri olabilir; ancak sigorta şirketi çoğu durumda ruhsat sahibi ile çalışır. Bedensel zarar söz konusuysa, yaralanan kişiye veya ölümü halinde destekten yoksun kalan yakınlarına ödeme yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken, ödeme yapılacak kişinin, zararın gerçekten sahibini temsil edip etmediğinin belgelerle ispat edilmesidir.

Bedensel zarar dosyalarında, özellikle ölüm ve sürekli sakatlık hallerinde, sigorta şirketleri çoğu zaman ödeme teklifini doğrudan hak sahiplerine veya vekillerine iletir. Ödenecek tazminat, kusur oranı, mağdurun yaşı, geliri, sakatlık oranı ve poliçe limitleri dikkate alınarak aktüeryal hesaplama yöntemleriyle belirlenir. Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası, bu hesaplanan zarar kadar ödeme yapmakla yükümlüdür; ancak kusur tamamen mağdurda ise sigorta parası ödenmeyebilir. Kısmi kusur halinde ise zarar oranlanarak tazminata yansıtılır.

Sigorta şirketlerinin uygulamada sıkça başvurduğu yöntem, dava açılmadan önce görece düşük bir meblağ teklif etmek ve bu bedel karşılığında hak sahiplerine ibraname imzalatmaktır. İbraname, kısaca “alacağımı aldım, fazlasını istemeyeceğim” anlamına gelen hukuki bir belgedir. Yargıtay, haksız şart içeren veya gerçek zararı karşılamayan ibranameleri belli koşullarda geçersiz sayabilse de, pratikte bu belgeler sonradan ek tazminat talep edilmesini oldukça güçleştirir. Bu sebeple sigorta parasını kimin, ne kadar ve hangi belge karşılığında aldığı, sürecin en kritik aşamalarından biridir.

Trafik Kazası Sonrası Sigortaya Başvurma ve Gerekli Belgeler

Sigorta şirketinden tazminat alınabilmesi için, zarar görenlerin başvuru sürecini eksiksiz yürütmesi gerekir. Başvurunun temel dayanağı, kaza tespit tutanağı ve varsa kolluk tarafından tutulan trafik kazası raporudur. Bu belgeler, kazanın nerede, nasıl, hangi araçlar arasında gerçekleştiğini ve tarafların olay anındaki beyanlarını ortaya koyar. Başvuru, mağdur tarafından doğrudan sigorta şirketine yapılabileceği gibi, avukat aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Dilekçede, talep edilen tazminat kalemleri açıkça belirtilmeli ve bunları destekleyen belgeler eklenmelidir.

Maddi hasarlı kazalarda genellikle şu belgeler istenir:

  • Kaza tespit tutanağı ve varsa polis/jandarma raporu,
  • Her iki araca ait ruhsat, ehliyet ve poliçe fotokopileri,
  • Araçtaki hasarı gösteren fotoğraflar,
  • Eksper raporu veya servis tarafından düzenlenen hasar tespit belgeleri.

Bedensel zarar hallerinde ise tedavi sürecini ve kalıcı etkileri gösteren tıbbi kayıtlar büyük önem taşır.

Yaralanmalı kazalarda; hastane epikrizleri (tedavi özet raporu), reçeteler, fatura ve makbuzlar, iş göremezlik raporları gibi belgeler tazminat hesabının temelini oluşturur. Sürekli sakatlık iddiası varsa, tam donanımlı bir hastaneden alınmış heyet raporu ve mağdurun gelir durumunu gösteren belgeler gereklidir. Ölüm halinde ise aile nüfus kayıt örneği, veraset ilamı ve ölen kişinin gelirini gösteren belgeler dosyaya eklenir; böylece destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanan yakınlar belirlenebilir. Belgelerin eksik olması, sigorta şirketinin dosyayı bekletmesine veya eksik ödeme yapmasına yol açabileceğinden, başvuru öncesinde tüm evrakların tam ve okunaklı şekilde hazırlanması önemlidir.

Trafik Kazası Sonrası Sigortadan Para Alma Süresi

Trafik kazası sonrasında sigorta şirketinin ne kadar sürede ödeme yapacağı, zararın türüne ve başvurunun tamamlanma durumuna göre değişir. Genel uygulamada, maddi hasarlı kazalarda gerekli evraklar sigortaya ulaştıktan sonra sigorta şirketi en geç 15 iş günü içinde değerlendirmesini yapmalı ve ödeme konusunda bir karar vermelidir. Bazı kaynaklarda 8 günlük süre de vurgulanır; bu, özellikle hasar dosyasının olgunlaştığı ve tüm belgelerin tamamlandığı durumlarda sigortanın makul işlem süresi olarak kabul edilir. Ancak eksik belge, kusur tartışması veya ek inceleme ihtiyacı varsa süre uzayabilir.

Yaralanmalı kazalarda iyileşme süreci tamamlanmadan nihai tazminat hesabı yapmak güç olduğundan, sigorta şirketleri çoğu zaman tedavi sürecinin tamamlanmasını bekler. Ağır bedensel zararlarda, iyileşme süresi bir yıla kadar uzayabilir ve kalıcı sakatlık oranı ancak bu sürenin sonunda heyet raporuyla kesinleşir. Bu rapor üzerine, mağdurun yaşı, geliri ve kusur durumu dikkate alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanır. Ölüm hallerinde ise gerekli belgelerin tamamlanması halinde ödemelerin en geç 45 gün içinde yapılması beklenir.

Sürenin aşılması durumunda hak sahipleri, önce sigorta tahkim komisyonuna başvurabilir veya doğrudan dava yolunu tercih edebilir. Tahkim, mahkemeye göre daha hızlı işleyen ve sigorta uyuşmazlıklarına özgü bir çözüm yoludur. Sigorta şirketinin hiç cevap vermemesi veya açıkça yetersiz bir ödeme teklifinde bulunması, tahkim veya dava sürecini başlatmak için yeterlidir. Bu nedenle, kazadan sonra sadece “sigortadan ne kadar alırım?” sorusuna değil, “ne kadar sürede ve hangi yolla alırım?” sorusuna da dikkat edilmelidir.

Trafik Sigortalarının Teminat Limitleri

Zorunlu trafik sigortası, her zarar için sınırsız ödeme yapmaz; teminat limitleri ile bağlıdır. Teminat limiti, sigorta şirketinin bir kaza için veya kişi başına ödemekle yükümlü olduğu azami tazminat tutarını ifade eder. Yıllara göre bu limitler, artan maliyetler ve ekonomik koşullar dikkate alınarak güncellenir. Örneğin son yıllarda ölüm ve sakatlık tazminatları için kişi başı teminat limitleri milyonlarla ifade edilen seviyelere yükseltilmiştir. Bu limitler aşıldığında, aşan kısım bakımından kusurlu sürücü ve işleten bizzat sorumlu olur ve mağdur, kalan zararını bunlara karşı açacağı davalarla talep etmek zorunda kalır.

Aşağıdaki örnek tablo, son yıllardaki teminat limitlerindeki artışı basitleştirilmiş şekilde göstermektedir:

YılKişi Başı Ölüm/Sakatlık TeminatıKaza Başı Ölüm/Sakatlık TeminatıKişi Başı Maddi Hasar Teminatı
20241.800.000 TL9.000.000 TL200.000 TL
20252.700.000 TL13.500.000 TL300.000 TL

Bu rakamlar, sigorta şirketinin bir kaza nedeniyle tek bir kişi için ödeyebileceği en yüksek tutarı ve aynı kazada birden fazla mağdur bulunması halinde toplamda üstlenebileceği azami sorumluluğu gösterir. Örneğin 2025 yılı itibarıyla, tek bir kişi için ölüm veya ağır sakatlık nedeniyle ödenebilecek azami tazminat 2.700.000 TL iken, aynı kazada birden fazla kişinin zarar görmesi halinde toplam ödeme 13.500.000 TL ile sınırlıdır. Bu nedenle yüksek gelirli veya çok sayıda bakmakla yükümlü olduğu kişi bulunan mağdurlarda, gerçek zarar poliçe limitini aşabilir ve kalan kısım için ayrıca kusurlu tarafa dava açılması gerekebilir.

Daha detaylı bilgi için Mersin Trafik Kazası Avukatı Olarak web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Trafik Kazası Sonrasında Sigortadan Para Zamanaşımı

Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde zamanaşımı süreleri, hak kaybına yol açabilecek kritik bir unsurdur. Karayolları Trafik Kanunu’na göre, motorlu araç kazalarından kaynaklanan maddi zararların giderilmesine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlükârda kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. “Tazminat yükümlüsü” ile kastedilen, kusurlu sürücü, işleten ve bunların sigortacısı gibi zarardan sorumlu tutulabilecek kişilerdir. Mağdur, sigorta şirketine başvurmadan doğrudan kusurlu sürücüye veya işletene karşı da dava açabileceği için, her bir muhatap bakımından bu sürelere dikkat edilmelidir.

Eğer kaza, ceza kanununa göre suç sayılan bir fiilden kaynaklanıyorsa ve bu fiil için ceza kanununda öngörülen zamanaşımı süresi daha uzunsa, tazminat taleplerinde de bu daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Örneğin ağır taksirle ölüme veya yaralanmaya sebebiyet verme suçlarında, ceza zamanaşımı süreleri daha uzun olabilir ve bu sürelere paralel olarak tazminat davası açma imkânı da uzayabilir. Bu düzenlemenin amacı, ceza yargılaması devam ederken mağdurun tazminat talebinin süre bakımından engellenmesini önlemektir.

Bir diğer önemli nokta, sigorta şirketine yapılan başvurunun ve açılan davaların zamanaşımını kesebileceğidir. Zamanaşımının kesilmesi, sürenin yeniden işlemeye başlaması anlamına gelir. Ancak eksik tazminat ödemesine ilişkin itirazlarda olduğu gibi bazı durumlarda hak düşürücü süreler söz konusudur; bu süreler kesilmez, durmaz ve dolduğunda hakkı tamamen ortadan kaldırır. Bu nedenle kaza tarihini, başvuru tarihini ve sigortadan gelen yazılı cevap tarihini mümkün olduğunca net şekilde kayda geçirmek, zamanaşımı hesaplaması açısından büyük önem taşır.

Trafik Kazalarında Eksik Tazminat Ödemesine İtiraz ve Sigorta Tahkim Başvurusu

Uygulamada sigorta şirketlerinin önemli bir kısmı, ilk başvuruda eksik tazminat ödemesi yapmayı tercih eder. Bunun nedenlerinden biri, şirketin kendi bünyesinde yaptırdığı hesaplamaların çoğu zaman Yargıtay’ın benimsediği aktüeryal esaslara uygun olmamasıdır. Bir diğer neden, mağdurun mümkün olan en kısa sürede bir miktar paraya kavuşma isteğinin, daha yüksek bir tazminat için yargı yoluna gitme iradesinden güçlü olmasıdır. Ancak mağdur, kendisine teklif edilen miktarın gerçek zararı karşılamadığını düşünüyorsa, bu ödemeye itiraz etme ve ek tazminat talep etme hakkına sahiptir.

Eksik ödeme durumunda mağdurun başvurabileceği başlıca iki yol vardır: Sigorta Tahkim Komisyonu veya doğrudan mahkeme (genellikle Asliye Ticaret Mahkemesi) yolu. Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca kurulmuş, sigorta uyuşmazlıklarına ilişkin özel bir çözüm mekanizmasıdır. Tahkime başvurabilmek için öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ve talebin reddedilmiş ya da cevap süresi içinde yanıtlanmamış olması gerekir. Sigorta şirketinin 15 iş günü içinde cevap vermemesi, başvurunun zımnen reddi olarak değerlendirilir ve tahkim yolunu açar.

Tahkim kararlarının parasal sınırlara göre bağlayıcılığı değişir. Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararları kesin olup, bunlara karşı itiraz veya temyiz imkânı yoktur. Daha yüksek tutarlı dosyalarda ise sınırlı bir itiraz ve bazı hallerde temyiz hakkı tanınmıştır. Buna karşılık mahkeme yoluna gidildiğinde, yargılama süreci daha uzun olabilir; ancak özellikle yüksek tutarlı tazminat davalarında taraflar, temyiz ve istinaf gibi kanun yolları sayesinde kararı denetletebilme imkânına sahip olur. Bu nedenle eksik ödemeye itiraz stratejisinin, hem talep edilen tutar hem de sürecin ne kadar hızlı sonuçlanmasının beklendiği dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.

Trafik Sigortasının Tazminat Ödeme Zorunluluğunun Bulunmadığı Durumlar

Her trafik kazasında sigorta şirketinin tazminat ödeme zorunluluğu yoktur. Zorunlu trafik sigortasının teminat dışı haller başlığı altında sayılan durumlarda, sigorta şirketi sorumluluktan kurtulur ve zarar doğrudan kusurlu sürücü veya işletenin üzerinde kalır. Örneğin, işletenin veya sigorta ettirenin kendi aracına veya belirli yakınlarının mallarına gelen zararlar, poliçe kapsamı dışında tutulabilir. Yine araca bilerek binen ve aracın çalıntı veya gasp edilmiş olduğunu bilen kişilerin uğradığı zararlar, zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanmaz.

Ayrıca, motorlu araç yarışları veya yarış denemeleri sırasında meydana gelen kazalar da genellikle zorunlu trafik sigortasının dışında bırakılmıştır; bu tür faaliyetler için özel sigorta türleri öngörülmüştür. Araçta taşınan belirli eşyaların zarar görmesi, gelir kaybı, kâr kaybı, kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar da çoğu zaman teminat kapsamında değildir. Bu tür zararların tazmini, zorunlu trafik sigortası yerine genel hükümler çerçevesinde kusurlu tarafa yöneltilecek davalarla talep edilebilir. Manevi tazminat da, daha önce belirtildiği gibi zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışında yer alır.

Sigorta şirketinin teminat dışı hal iddiasında bulunması, her zaman doğru ve haklı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, “teminat dışı” gerekçesiyle tamamen reddedilen başvurularda, somut olayın poliçe genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleriyle karşılaştırılması gerekir. Yanlış teminat dışı uygulamalarına karşı da tahkim veya dava yoluna gidilerek sigorta şirketinin sorumluluğu tespit ettirilebilir. Ancak gerçek anlamda poliçe kapsamı dışında kalan hallerde, kazada sigorta parası ödenmez ve mağdur, doğrudan kusurlu tarafa yönelmek zorunda kalır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kazada sigorta parası kime ödenir?

Kazada sigorta parası, zararın türüne göre değişmekle birlikte; araçta oluşan maddi hasar için araç sahibine (veya onun yetkilendirdiği kişiye), bedensel zarar için doğrudan yaralanan kişiye, ölüm halinde ise destekten yoksun kalan hak sahiplerine ödenir. Ödeme, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında yapılır ve sigorta şirketi, kusurlu sürücü ve işletenle birlikte zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu kabul edilir.

Kusurlu taraf sigortadan kendi zararı için para alabilir mi?

Tamamen kusurlu sürücü, kural olarak kendi uğradığı zarar için karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından tazminat alamaz. Zorunlu trafik sigortası, sigorta ettirenin değil, kazada zarar gören üçüncü kişilerin korunması amacıyla düzenlenmiştir. Ancak olayın özelliklerine göre kısmi kusur, birden fazla araç işleteni veya farklı sigorta türleri devreye girebilir; bu nedenle her dosyanın somut olay özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Sigma şirketinin teklif ettiği miktar düşükse ne yapmalıyım?

Eğer sigorta şirketinin teklif ettiği tazminatın zararı tam olarak karşılamadığını düşünüyorsanız, öncelikle ödemeyi kabul edip ibraname imzalamadan önce profesyonel bir hesaplama yaptırmanız gerekir. Eksik ödeme halinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir veya doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesi’nde tazminat davası açabilirsiniz. Tahkim yolu genellikle daha hızlıdır; ancak özellikle yüksek tutarlı davalarda mahkeme yolu ve sonrasındaki kanun yolları da değerlendirilmelidir.

Manevi tazminatı sigorta şirketinden talep edebilir miyim?

Manevi tazminat, zorunlu trafik sigortasının teminatı altında değildir. Bu nedenle kazanın yarattığı üzüntü, elem ve ızdırap karşılığında talep edilen manevi tazminat, sigorta şirketinden değil; kusurlu sürücü ve işleten aleyhine açılacak ayrı davalarla istenebilir. Yargılama sonunda mahkeme, olayın ağırlığına ve tarafların durumuna göre uygun bir manevi tazminat miktarına hükmedebilir.

“Kazada Sigorta Parası Kime Ödenir?” üzerine 2 yorum

  1. Slmlar Bir sorum olacak. Ölümlü bir kazamız oldu. Avukatla %30 anlaşılmış. Mahkeme 5sene sürdü. 5kişi tazmiat almaya hak kazanmış. Sigorta şirketinden. Para da hesaplarına yatmış. Avukatta vekalet de vardı. Bu Avukata sigorta şirketi parasını vermişimdir yoksa bu tazminat alan 5kişide aldıgı paranın %30 unu avukata mı verecek.
    Teşekkürler

    Yanıtla
    • işbu mesleki makale/dilekçe, iş ve gelir elde etme amacı güdülmeksizin meslektaşlarımıza yardımcı olmak hazırlanmış ve yayımlanmıştır.

      Yanıtla

Yorum yapın

Hemen Ara